AÇIK-SAÇIK KADIN VE KIZLARI VE RESİMLERİNİ YAYMAK
Avrupa medeniyeti namı altında nefsaniyetten avlıya*rak ahlâk-ı umumiyeyi ve vicdan-ı ammeyi bozmaya çalışan ve âhirzaman fitnesini ateşlendiren ve Süfyaniyetin istinad noktası olan gizli ifsad komitesi, açık-saçık kadın ve kızları ve resimlerini her sahada yaygın hale getirip, manevî hayatı bozmaya çalıştığını bildiren Bediüzzaman Hazretleri bir eserinde şöyle der:
«Sanemperestliği şiddetle Kur’ân men ettiği gibi, sanemperestliğin bir nevi taklidi olan suretperestliği de men eder. Medeniyet ise, suretleri kendi mehâsi*ninden sayıp Kur’ân’a mu*âraza etmek istemiş. Halbuki, gölgeli, gölgesiz su*retler, ya bir zulm-ü müte*haccir veya bir riyâ-yı mütecessid veya bir heves-i mü*tecessimdir ki, be*şeri zulme ve riyâya ve hevâya, he*vesi kamçılayıp teşvik eder.
Hem Kur’ân, merhameten, kadınların hürme*tini muhafaza için, hayâ perdesini takmasını em*re*der—tâ hevesât-ı rezilenin ayağı altında, o şef*kat ma*denleri zillet çekmesinler; âlet-i hevesat, ehemmiyetsiz bir metâ hükmüne geçmesin*ler.HAŞİYE 2 Medeniyet ise, kadınları yuvalarından çıkarıp, perdelerini yırtıp, be*şeri de baştan çıkar*mıştır.» (Sözler sh: 410)
«Meselâ, (Bakara Sûresi, 2:49 ayeti) Benî İs*rail’in oğullarının kesilip kadın ve kızlarını hayatta bırak*mak, bir Firavun zamanında yapılan bir ha*dise ünva*nıyla, Yahudi milletinin ekser memle*ketlerde her asırda maruz olduğu müteaddit katli*amları, kadın ve kızları hayat-ı beşeriye-i sefihâ*nede oynadıkları rolü ifade eder.» (Sözler sh: 402)
Milletimizi Avrupa hayatına alıştırarak İslâmiyetten sinsice uzaklaştırmaya çalışan aynı cereyanın iktisadî saha*daki ifsadatından da bahseden Bediüzzaman Hazretleri şu ikazı yapar:
«Medeniyet-i garbiye-i hâzıra, semavî dinleri tam dinlemediği için, beşeri hem fakir edip ihtiyacatı ziya*deleştirmiş. İktisat ve kanaat esasını bozup israf ve hırs ve tamahı ziyadeleştir*meye, zulüm ve harama yol açmış.
Hem beşeri vesait-i sefahete teşvik etmekle, o bi*çare muhtaç beşeri tam tembelliğe atmış, sa’y ve ame*lin şevkini kırıyor. Hevesata, sefahete sevk edip öm*rünü faydasız zayi ediyor.» (Emirdağ Lâhikası-ll sh: 100)
«Ey bu vatan gençleri! Frenkleri taklide çalışma*yınız. Âyâ,([8]) Avrupa’nın size ettikleri hadsiz zulüm ve adâvetten sonra, hangi akılla onların sefahet ve bâtıl efkârlarına ittibâ edip emniyet ediyorsunuz? Yok, yok! Sefihâne taklit edenler, ittibâ değil, belki şuursuz ola*rak onların safına iltihak([9]) edip kendi kendinizi ve kar*deşlerinizi idam ediyorsunuz. Âgâh olunuz ki, siz ah*lâksızcasına ittibâ ettikçe, hamiyet([10]) dâvâsında yalancı*lık ediyorsunuz. Çünkü şu surette ittibâınız, milliyeti*nize karşı bir istihfaf*tır ve millete bir istihzâdır.([11])» (Lem’alar sh: 120)


Alıntı


