MÜSLÜMANLAR AVRUPA’YA HÂKİM OLARAK GİRMİŞLERDİR
Bu bahis de çok manidar ve geçmişte müslüman*ların Avrupayla münasebetlerini ortaya koyması bakı*mından çok dikkat çekicidir:
«Fenikeliler Avrupa’ya tüccar, Yahudiler Avrupa’ya mül*teci veya esir olarak girdikleri halde; Müslümanlar Avrupa’ya hâkim olarak girmişler ve bu Müslümanlar, Kur’an yardı*mıyla Avrupa’ya irfan meş’ale*sini[179] taşımışlardır.
Filhakika Müslümanlar garblılara ve şarklılara felsefe, tıp, heyet, şiir öğretmişlerdir. Yunan'ın ölü dimağına ve ölü irfanına hayat vermişler, bütün dünyayı cehalet karanlıkları ihata etmişken her tarafa nur ifaza eylemişler ve bu itibarla bu insanlar ulûm-u cedidenin temellerini atmışlardır." (Musevî âlimlerinden Emanoil Düeş, İngilizce "Kuvarterli Revyo" mecmuasının 254'üncü numarasında "İslâmiyet" serlevhasıyla yazdığı makaleden)» (Nur Çeşmesi sh: 188)
Avrupaya mâl edilen, beşerin faydalandığı iyilikler hakkında bir tes*bit:
«Bunu da inkâr etmem, medeniyette vardır mehâ*sin-i ke*sire.[180] Lâkin, onlar değildir ne Nasrâniyet[181] malı, ne Avrupa icadı,
Ne şu asrın san’atı. Belki umum malıdır. Telâ*huk‑u efkâr*dan,[182] semâvî şerâyiden,[183] hem hâcât-ı fıtrîden,[184] hususî şer-i Ahmedî,[185]
İslâmî inkılâptan neş’et eden[186] bir maldır. Kimse temel*lük etmez.[187] (Sözler sh: 714)
Avrupanın İslâm dininden istifade ettiğini beyan eden bahis:
«Filhakika[188] bu âlî din; Avrupa’ya, dünyanın imarkâ*rane inkişafı için lâzım olan en esaslı kaynakları temin et*miştir...
İslâmiyet, yeryüzünden kalkacak ve bu suretle hiçbir Müslüman kalmayacak olursa, barışı devam ettirmeye imkân kalır mı? Hâyır.. buna imkân yoktur!
Gaston Care » (İşarat-ül İ’caz sh: 221)
«Kesb-i medeniyette[189] Japonlara iktida bize lâzımdır ki; onlar Avrupa’dan mehasin-i medeniyeti[190] al*makla bera*ber, her kavmin mâye-i bekası[191] olan âdât-ı milliyelerini[192] mu*hafaza ettiler.» (Divan-ı Harb-i Örfi sh: 72)


Alıntı
