7 sonuçtan 1 ile 7 arası

Konu: RisaLeLerden 500 (1-100) vecize ....

    Share
  1. #1
    ***
    DIŞARDA
    Points: 39.199, Level: 100
    Points: 39.199, Level: 100
    Level completed: 0%,
    Points required for next Level: 0
    Level completed: 0%, Points required for next Level: 0
    Overall activity: 0%
    Overall activity: 0%
    Achievements
    BuRaK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Vip Özel Üye
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Mesajlar
    4.740
    Points
    39.199
    Post Thanks / Like
    Tecrübe Puanı
    23

    Standart RisaLeLerden 500 (1-100) vecize ....


  2. #2
    ***
    DIŞARDA
    Points: 39.199, Level: 100
    Points: 39.199, Level: 100
    Level completed: 0%,
    Points required for next Level: 0
    Level completed: 0%, Points required for next Level: 0
    Overall activity: 0%
    Overall activity: 0%
    Achievements
    BuRaK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Vip Özel Üye
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Mesajlar
    4.740
    Points
    39.199
    Post Thanks / Like
    Tecrübe Puanı
    23

    Standart


  3. #3
    ***
    DIŞARDA
    Points: 39.199, Level: 100
    Points: 39.199, Level: 100
    Level completed: 0%,
    Points required for next Level: 0
    Level completed: 0%, Points required for next Level: 0
    Overall activity: 0%
    Overall activity: 0%
    Achievements
    BuRaK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Vip Özel Üye
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Mesajlar
    4.740
    Points
    39.199
    Post Thanks / Like
    Tecrübe Puanı
    23

    Standart


  4. #4
    ***
    DIŞARDA
    Points: 39.199, Level: 100
    Points: 39.199, Level: 100
    Level completed: 0%,
    Points required for next Level: 0
    Level completed: 0%, Points required for next Level: 0
    Overall activity: 0%
    Overall activity: 0%
    Achievements
    BuRaK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Vip Özel Üye
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Mesajlar
    4.740
    Points
    39.199
    Post Thanks / Like
    Tecrübe Puanı
    23

    Standart


  5. #5
    ***
    DIŞARDA
    Points: 39.199, Level: 100
    Points: 39.199, Level: 100
    Level completed: 0%,
    Points required for next Level: 0
    Level completed: 0%, Points required for next Level: 0
    Overall activity: 0%
    Overall activity: 0%
    Achievements
    BuRaK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Vip Özel Üye
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Mesajlar
    4.740
    Points
    39.199
    Post Thanks / Like
    Tecrübe Puanı
    23

    Standart


  6. #6
    ***
    DIŞARDA
    Points: 4.898, Level: 44
    Points: 4.898, Level: 44
    Level completed: 74%,
    Points required for next Level: 52
    Level completed: 74%, Points required for next Level: 52
    Overall activity: 0%
    Overall activity: 0%
    Achievements
    NurunAlaNur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Üye

    Üyelik tarihi
    Oct 2008
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    17
    Points
    4.898
    Post Thanks / Like
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart Cevap: RisaLeLerden 500 (1-100) vecize ....

    501- Ölüm beni ahbabımdan ayırmıyor, belki yüzde doksan dokuz ahbabın bulunduğu güzel bir âleme götürüyor. G. Münteşir - 53/411
    502- Ölüm bizim için bir terhistir. G. Münteşir - 53/411
    503- Büyük bir mühendis, bir hastalığın keşfinde ve tedavisinde bir küçük tabib kadar hükmü geçmez. Konferans - 65
    504- Evet, kim kendi uyanık vicdanını dinlerse, "Ebed, Ebed" sesini işitecektir. Sözler - 522
    505- Bütün kâinat o vicdana verilse, ebede karşı olan ihtiyacının yerini dolduramaz. Sözler - 522
    506- Ni'mete şükredilse, ma'nen ziyâdeleşir. Gençlik Rehberi - 24
    507- Bir insan yalnız kendi nefsine dinlettirse yeter. Barla L. - 260
    508- Evet, Cennet ucuz olmadığı gibi, Cehennem de lüzumsuz değil. Barla L. - 284
    509- Ecel gizlidir; her vakit ölüm, başını kesmek için gelebiliyor ve genç ihtiyar farkı yoktur. Sözler - 142
    510- Dünyanın lezzetini, zevkini, saadetini, rahatını isterseniz; meşru dairedeki keyfe iktifa ediniz. O, keyfinize kâfidir. Sözler - 144
    511- Birşeyden uzak olan bir kimse, yakın olan adam kadar o şeyi göremez. Ne kadar zeki olursa olsun. Mesnevi - 239
    512- Zalim izzetinde, mazlum zilletinde kalıp buradan göçüp gidiyorlar. Demek bir mahkeme-i kübraya bırakılıyor. Sözler - 50
    513- "Cihadın en faziletlisi, kişinin kendi nefsi ve hevâsına karşı mücâhede etmesidir." Tefekkürnâme - 33
    514- İnsaniyetin cihazatı, hayvan gibi hayat-ı dünyeviyeyi kazanmak için verilmemiş. Sözler - 126
    515- Şu vesvese öyle bir şeydir ki, cehil onu davet eder, ilim onu tardeder. Tanımazsan gelir, tanısan gider. Sözler - 274
    516- Size yeşil ağaçtan ateş çıkaran bir zât, çürümüş kemiğe hayat verebilir. Sözler - 400
    517- Felsefe, her şeyi çirkin, korkunç gösteren siyah bir gözlüktür. Şualar - 753
    518- İman ise, herşeyi güzel, ünsiyetli gösteren şeffaf, berrak, nuranî bir gözlüktür. Şualar - 753
    519- "Bilerek zarara razı olana şefkat edip lehinde bakılmaz." Mektubat - 362
    520- Bilirsin ki, Rabb-i Rahimimizin rahmeti çok geniştir. O yaradan Rahîm-i ZülCelâl'in rahmeti hadsizdir. G. Münteşir - 53/682
    521- Ana rahminde bulunduğum zaman Rezzâk-ı A'lem olan Kâdir-i Mutlak ve tekaddes hazretleri senin rızkını bacadan indirir gibi ana rahminde seni gıdalandırmadı mı? G. Münteşir - 53/665
    522- Ey İnsan! Senin nokta-i istinadın, ancak ve ancak Allah'a olan imandır. Şualar - 756
    523- Ruhuna, vicdanına nokta-i istimdad ise ancak âhirete olan imandır. Şualar - 756
    524- Mü'min olan bir insanın dünyanın kuruluşundan sonuna kadar uzanan manevî bir ömrü vardır. Şualar - 756
    525- Kâinatta müessir-i hakikî, yalnız Allah'tır. B. Mesnevi - 575

    526- (Allah), hem Hakîm'dir, hem Rahîm'dir. Mülkünde istediği gibi tasarruf eder, çevirir. Mektubat - 225
    527- Dehşet aldığın zaman, İbrahim Hakkı gibi "Mevlâ görelim neyler, neylerse güzel eyler" de, pencerelerden seyret, içlerine girme. Mektubat - 225
    528- Nihayetsiz hacat-ı insaniyeyi ihsan edecek, ancak nihayetsiz bir kudret ve muhit bir ilim sahibi olabilir. Öyle ise, mabudiyete lâyık yalnız odur. Sözler - 319
    529- Hırs, sebeb-i mahrumiyettir; tevekkül ve kanaat ise, vesile-i rahmettir. Mektubat - 271
    530- Hırs, hasâret ve muvaffakiyetsizliğin sebebidir.. Lem'alar - 145
    531- Bence şu dâr-ı dünyada en kıymettar şey, sıddık bir dosttur. G. Münteşir - 290/1
    532- Cenab-ı Hak (C.C.) nasılki senin yanında hazırdır. Aynı zamanda bütün herşeyin de yanındadır. B. Mesnevi - 580
    533- Kat'iyyen bil ki! Cenab-ı Allah (C. Şanuhu) bize bizden daha yakındır. Biz ise ondan nihayetsiz uzağız. B. Mesnevi - 581
    534- Evet; "Bizlere bu hizmet-i kudsiyede, bu hakaik yolunda ölmek, vesile-i necat ve saadettir." Emelini taşıyoruz. G. Münteşir - 435/310
    535- Biliyor musun vesvesen neye benzer? Musibete benzer. Ehemmiyet verdikçe şişer. Ehemmiyet vermezsen söner. Sözler - 274
    536- Ölüm firak değil, visaldir, tebdil-i mekândır, bâki bir meyveyi sünbül vermektir. Lem'alar - 256
    537- Sadaka nasıl mal ile olur. İlim ile dahi olur. Kavl ile, fiil ile, nasihat ile de oluyor. Sözler - 371
    538- Bir dert görünürse, devâsı âsandır. Münazarat - 34
    539- Kat'iyyen bil ki; saadet, tevekküldedir. Öyle ise Allah'a tevekkül et ki, dünyada istirahat edip âhirette müstefid olasın. B. Mesnevi - 582
    540- Bir elmayı halkedecek; elbette dünyada bütün elmaları halketmeye ve koca baharı icad etmeye muktedir olmak gerektir. Sözler - 79
    541- Baharı icad etmeyen, bir elmayı icad edemez. Zira o elma o tezgâhta dokunuyor. Bir elmayı icad eden, bir baharı icad edebilir. Sözler - 79
    542- Bir ticaret edemedim. Gideceğim yer için bir mal alamadım. Sözler - 325
    543- Tevbe et, tevekkül et! Sözler - 326
    544- Dua, ubûdiyetin ruhudur ve hâlis bir imanın neticesidir. Mektubat - 302
    545- İnsanın helâl sa'yiyle meşru dairede gördüğü zevkler, lezzetler, keyfine kâfidir. Harama girmeye ihtiyaç bırakmaz. Sözler - 327
    546- Bu dünya çabuk tebeddül eder bir misafirhane olduğunu yakînen iman edip bildim ... her yer misafirhanedir. Mektubat - 73
    547- Haksızlığı hak iddia edenlere karşı hak dava etmek ve onlara müracaat etmek; bir haksızlıktır, hakka karşı bir hürmetsizliktir. Mektubat - 74
    548- Benim diyânette ve ihlâsta noksaniyetim var. Mektubat - 74
    549- Gayr-ı meşru' bir muhabbetin neticesi, merhametsiz bir adavettir. Mektubat - 75
    550- Nebatatın tohumları ve çekirdekleri, onların niyetleridir. Sözler - 361

    551- Câhil dost, düşman kadar zarar verebilir. Muhakemat - 51
    552- Kat'iyen biliniz: Şan ü şeref ve hodfüruşluk ve kendine güvenmek ve şahsımı beğendirmekten ürküyorum ve kaçıyorum ve şahsıma karşı medihlerden hoşlanmıyorum. Emirdag L. - 166
    553- Suud ve terakki, müslüman için ancak İslâmiyette ve imanlı olmaktadır. Kas. L. - 18
    554- Tam toprak gibi mahviyet ve terk-i enaniyet ve tevazu-u mutlakta bulunmak şarttır. Kastamonu L. - 18
    555- Dikkatlice çiğneyiniz, tâ hazmolsun. Â. Bediiyye - 356
    556- Ölüm gelse, baş üstüne geldin demek gerektir. Emirdag L. - 199
    557- Şöyle azîm ırmakların elbette mümkün değil, şu dağlar hakikî menbaları olsun. Sözler - 250
    558- Hürriyetin şe'ni odur ki, ne nefsine, ne gayriye zararı dokunmasın. Münazarat - 20
    559- Baharı icad etmeyen, bir elmayı icad edemez. Zira o elma, o tezgâhta dokunuyor. Sözler - 79
    560- Çok iyiler var ki, iyilik zannıyla fenâlık yapıyorlar. Münazarat - 16
    561- Sefahet ve rezaletteki hürriyet, hürriyet değildir. Belki hayvanlıktır, şeytanın istibdadıdır, nefs-i emmareye esir olmaktır. Münazarat - 19
    562- Güzel gören güzel düşünür, güzel düşünen güzel rü'ya görür. Güzel rü'ya gören, hayatından lezzet alır. Münazarat - 36
    563- (Kur'an), küçük basit bir çocuğun hâfızasına ağır gelmiyor, hıfzedebilir. Sözler - 378
    564- Seyyid-ül Mürselîn gibi bir rehberim, Kur'an-ı Azîmüşşan gibi bir mürşidim ... var. Barla L. - 29
    565- İlim yaşını aldıkça tezayüd, kuvvet ihtiyarladıkça tenakus eder. Â. Bediiyye - 412
    566- Fâni lezzetlere mukabil, lezaiz-i bâkiyeyi veren Hâlıkı daha ziyade ubudiyetle sevmek lâzım değil midir? Mesnevi - 213
    567- İnsanın Allah'a karşı ubudiyet, vazifesidir. Terk-i kebair takvasıdır. Nefis ve şeytanla uğraşması, cihadıdır. Mesnevi - 224
    568- Tevekkülsüzlük içinde derd-i maişet, ruha sersemlik ve felsefe-i tabiiye ve maddiye akla körlük verir. Sözler - 492
    569- Herkes bir ahlâkta olamaz. Bazıları meşru' dairede rahatını istese de, itiraz edilmemeli. Kastamonu L. - 223
    570- Esbab ve vesaitin arkasında, kudretin şuaı görünür; tesir onundur, esbab ise perdedir. İşarat-ül İ'caz - 191
    571- Kendisine Arz'ın müştemilâtı ihsan edilmiş insanın elbette saadet-i ebediyeye liyakatı vardır. İşarat-ül İ'caz - 191
    572- Hangi şeye dikkat etsen şehadet eder ki: Bu fâniden sonra bir bâki var... Sözler - 57
    573- Görüyorsunuz ki, hiç kimse elindekini muhafaza edemiyor. Herkes gibi elinizden çıkacaktır. Sözler - 25
    574- Şu zaman da gösterdi: Cehennem lüzumsuz olmaz, Cennet ucuz değildir. Sözler - 708
    575- Nasılki bu yaz ve güzün âhiri kıştır. Öyle de, gençlik yazı ve ihtiyarlık güzünün arkası kabir ve berzah kışıdır. Şualar - 198

    576- Çekirdeği yapan, onun üstünde ağacı o yapar; ve ağacı yapan, onun üstünde meyveleri dahi o icad eder. Lem'alar - 324
    577- dlerinin diriltilip iade edilmesi, evlâdının icadından daha garib değildir. B. Mesnevi - 543
    578- İmanın kuvveti lâkaydlığa ve ibadetin iştiyakı sefahete manidir. Lem'alar - 169
    579- Kabir ise, zulümatlı bir kuyu ağzı değil; nuraniyetli âlemlerin kapısıdır. Sözler - 204
    580- Ey nefis! Seni tutup düşmekten muhafaza eden Zât-ı Kayyum'a dayan. Mesnevi - 184
    581- Mesâil-i imaniyenin münakaşa sûretinde bahsi, câiz değildir. Mektubat - 42
    582- Semavat sahifesini güneş ve yıldızlarla yazan kudretle, bal arısıyla karıncanın sahifelerini hüceyrat ve zerrat ile yazan kudret birdir. Mesnevi - 55
    583- Ölüm haktır. Evet bu hayat ve bu beden şu azîm dünyaya direk olacak kabiliyette değildir. Mesnevi - 52
    584- Rabbim birdir. Evet herkesin bütün saadetleri, bir Rabb-ı Rahîm'e olan teslimiyete bağlıdır. Mesnevi - 52
    585- Ne mutlu sizlere ki; hizmetinizi ve vazifenizi bitirdiniz. Zahmetiniz bitti, rahata ve rahmete gidiyorsunuz. Mektubat - 227
    586-Tabiatın perdesi ile Allah'ın nurunu görmeyen insan, herşeye bir uluhiyet verip kendi başına musallat eder. Sözler - 539
    587- Mal sahibi zannettiğin esbab, mal sahibi değillerdir. Asıl mal sahibi, onların arkasında iş gören kudret-i ezeliyedir. Mesnevi - 10
    588- İslâmın ve Asya'nın istikbali, uzaktan gayet parlak görünüyor. Muhakemat - 42
    589- Bu kâinat, bir elden çıkmış ve bir tek zâtın mülküdür. Sözler - 103
    590- "Mü'minler Cehennem'e gitmemek için Allah'tan isterim, benim vücudum Cehennem'de büyüsün ki, onların yerine azab çeksin" Emirdag L. 2 - 152
    591- Ben bir hizmetkârım, çekirdek gibi çürüdüm gittim. Risale-i Nur ise, Kur'an-ı Hakîm'in tefsiridir, manasıdır. Emirdag L. 2 - 133
    592- Ameller ancak niyetlere göredir. Münazarat - 78
    593- Tamamı elde edilemeyen şeyin tamamı terk edilmez. Münazarat - 78
    594- "Bir ilim talebesi, ilmi tahsil ederken vefat etse; Onun derecesi ile enbiyâ derecesi arasında bir peygamberlik derecesi kalır." Tefekkürnâme - 15
    595- Müslümanın kardeşine takdim edecek olduğu en iyi hediye; Onu doğru yola iletecek, ya da kötü yoldan alıkoyacak olan hikmetli bir sözdür. Tefekkürnâme - 13
    596- İbadetin ruhu ihlâstır. İhlâs ise, yapılan ibadetin yalnız emredildiği için yapılmasıdır. İşarat-ül İ'caz - 85
    597- Kâfir, saat gibi kendi yaptığı amelden haberi yok. Amma vakitleri bildirmek gibi nev-i beşere pek büyük bir hizmeti vardır. Bu sırra binaen dünyada mükâfatını görür. Mesnevi - 212
    598- Şirk öyle bir cürümdür ki, herbir mahlukun hakkına ve şerefine ve haysiyetine bir tecavüzdür. Ancak onu Cehennem temizler. Şualar - 11
    599- Kâinatın inkârı mümkün olsa bile, Sâni'in inkârı mümkün değildir. Mesnevi - 72
    600- İmansızlıkta hiçbir cihet-i lezzet yok. Elem içinde elemdir, zulmet içinde zulmettir, azab içinde azabdır. Mektubat - 63

  7. #7
    ***
    DIŞARDA
    Points: 4.898, Level: 44
    Points: 4.898, Level: 44
    Level completed: 74%,
    Points required for next Level: 52
    Level completed: 74%, Points required for next Level: 52
    Overall activity: 0%
    Overall activity: 0%
    Achievements
    NurunAlaNur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Üye

    Üyelik tarihi
    Oct 2008
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    17
    Points
    4.898
    Post Thanks / Like
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart Cevap: RisaLeLerden 500 (1-100) vecize ....

    601- Bismillah her hayrın başıdır. Sözler: 5
    602- Eğer anlasa idin ki, ömrün azdır hem faidesiz gidiyor. Sözler - 269
    603- İnsanları canlandıran emeldir; öldüren ye'stir. Mektubat - 473
    604- Geçmiş günlerin zahmeti, bugün rahmete kalbolmuş; elemi gitmiş, lezzeti kalmış. Sözler - 270
    605- Âkıl isen, ibadet cihetinde yalnız bugünü düşün. Sözler - 270
    606- Cenab-ı Hakk'ın sana verdiği sabır kuvvetini eğer yanlış yolda dağıtmazsan, her meşakkate ve her musibete kâfi gelebilir ve o kuvvetle dayan. Sözler - 271
    607- Allah'ın rahmetinden fazla rahmet edilmez. Sözler - 721
    608- Allah'ın gazabından fazla gazab edilmez. Öyle ise işi bırak o Âdil-i Rahîm'e. Fazla şefkat elemdir. Sözler - 721
    609- Kuvvet hakka hizmetkâr olmalı. Sözler - 706
    610- Menfaatı esas tutan siyaset canavardır. Sözler - 707
    611- Beşer hayatını isterse, enva'-ı ribayı öldürmeli. Sözler - 709
    612- Kur'an-ı Hakîm, hakîmdir. Herşeye, kıymeti nisbetinde bir makam verir. Sözler - 267
    613- Kur'an, öyle bir zâtın kelâmıdır ki; bütün zamanları ve içindeki bütün eşyayı bir anda görüyor. Sözler - 267
    614- Bil ey hodgâm! Bu dünyada saadet, terk-i dünyada. Sözler - 205
    615- Kaderi tenkid eden başını örse vurur, kırar. Rahmete itiraz eden, rahmetten mahrum kalır. Mektubat - 266
    616- Her söylenen sözün kalbe girmesine yol vermeyiniz. Münazarat - 14
    617- kimse demez ayranım ekşidir. Fakat siz mehenge vurmadan almayınız. Zira çok silik söz ticarette geziyor. Münazarat - 14
    618- Kur'an yıldızlarına perde çekilmez."Gözünü kapayan, yalnız kendi görmez, başkasına gece yapamaz. Şualar - 465
    619- Güya binler sene ömrün var gibi en lüzumsuz malûmat ile vakit geçiriyorsun. Sözler: 271
    620- Mevcudiyetimizin hâmisi olan İslâmiyetten elini gevşetme, dört el ile sarıl; yoksa mahvolursun. Mektubat - 474
    621- Musibet; cinayetin neticesi, mükâfatın mukaddimesidir. Mektubat - 474
    622- Deli adama "iyisin, iyisin" denilse iyileşmesi, iyi adama "fenasın, fenasın" denilse fenalaşması nâdir değildir. Mektubat - 474
    623- Balık suda yaşadığı gibi, güneşin ateşinde dahi o nurani sekeneler bulunur. Söz - 507
    624- İstikbal yalnız ve yalnız İslâmiyetin olacak ve hâkim, hakaik-i Kur'aniye ve imaniye olacak. Hutbe-i şamiye - 21
    625- Asabiyet-i cahiliye, birbirine tesanüd edip yardım eden gaflet, dalalet, riya ve zulmetten mürekkeb bir macundur. Mesnevi - 112


    626- Böyle acib bir zamanda, şübheli mallarda, zaruret derecesinde iktifa etmek lâzımdır. Lem'alar - 142
    627- Müşteri olmadan, istemeden malımı satmam. Â. Bediiyye - 405
    628- Kader, her şeye bir mikdar ve o mikdara göre bir kalıb vermiştir. Mesnevi - 181
    629- Nazar-ı dikkate almak lâzımdır ki, kim bir şeyde çok tevaggul etse; Galiben başkasında gabileşmesine sebebiyet verir. Muhakemat - 17
    630- "Men dakka dukka" kaidesiyle , su-i zan eden, su-i zanna mâruz olur. Uhuvvet - 38
    631- Mü'min kardeşinin harekâtını su-i te'vil edenlerin harekâtı yakın bir zamanda su-i te'vile uğrar, cezasını çeker. Uhuvvet Risalesi - 38
    632- Bütün fenlerin şehadetiyle, fıtratta israf yoktur. İşarat-ül İ'caz - 54
    633- Cenab-ı Hak sizlere nimetlerini tahsis ettiği gibi, sizin de şükrünüzü ona tahsis etmeniz lâzımdır. İşarat-ül İ'caz - 103
    634- Bütün eşya öyle bir mizan-ı adalet içinde istikbalden gelip, hale uğrayarak, maziye akıp gidiyor.Lem’alar - 431
    635- Mazi zannedilen zaman ise, istikbale inkılâb etmiş ve hakikî istikbal odur ve oraya gideceğiz. Os. Lem'alar - 570
    636- Cenab-ı Hak gayr-ı mütenahî hikmetler için bu âlemi, imtihana sahne yaptı. İşarat-ül İ'caz - 140
    637- "İnsan küçük bir cisim ise de, büyük âlemi içine alacak kadar büyüktür." İşarat-ül İ'caz - 187
    638- Herkes bardağına göre denizden su alabilir. Mesnevi - 243
    639- Ah! Ne bahtiyardır o insan ki, bir mü'min kardeşinin imanının kurtulmasına sebeb olur. Tarihçe - 17
    640- Kur'ana her zaman beşerin ihtiyacı var. Tarihçe - 20
    641- Hayatın söndü, ancak bir şu'le kaldı. ... Şöhretin gitti, ancak bir an kaldı. Mesnevi - 96
    642- Şimdi şu zamanda iman-ı tahkikînin dersini vermek, pek büyük bir fazilettir ve kudsî bir vazifedir. Barla L. - 250
    643- Çirkin görünen şeyin yaratılışı, çirkin değildir, güzeldir. İşarat-ül İ'caz - 72
    644- Maddiyatta mehareti olanın maneviyatta hükmü hüccet olmasına sebeb olmadığı gibi, çok defa sözü dahi şayan-ı istima' değildir. Muhakemat - 18
    645- Kur'an'ı dinle ve hükmüne muti ol ve ona yapış ve ahkâmıyla amel et. Sözler - 37
    646- Tatmaya izin var, tâ asıllarına talib olup müşteri olsun. Yoksa, hayvan gibi yutmaya izin yoktur. Sözler - 37
    647- Bil ki dünkü gün senin elinden çıktı. Yarın ise senin elinde sened yok ki, ona mâliksin. Öyle ise hakikî ömrünü, bulunduğun gün bil. Sözler - 272
    648- insanların haşri nebatatın haşri gibidir. Bunu gören onu nasıl inkâr eder? Mesnevi - 46
    649- (Nefis), iyi ciheti göstermekle, kötü ciheti altında yutturur. Mesnevi - 183
    650- Ey devamı isteyen nefis! Daimî olan bir Zât'ın zikrine devam eyle ki, devam bulasın. Mesnevi - 184


    651- Büyüğün küçüğe tekebbür etmeye hakkı yoktur. Mesnevi - 188
    652- Dağlar suların mahzenidir. Havanın tarağıdır, tasfiye ediyor. Mesnevi - 195
    653- Ne vakte kadar zâilat-ı fâniyeye ihtimam ve bâkiyat-ı daimeden tegafül edeceksin? Mesnevi - 214
    654- Dünya, âlem-i âhirete bir fihriste hükmündedir. Mesnevi - 214
    655- (İnsan), hasenat yaptığı zaman, habbe habbe yapar. Seyyiat yaparsa kubbe kubbe yapar. Mesnevi - 221
    656- Nebatat ve hayvanat, enva'ıyla, efradıyla, Sâni'lerinin her şeye kadir olduğuna şehadet eden san'at hârikalarıdır. Mesnevi - 241
    657- "Nasıl bu nimete vâsıl oldun? Ne ile müstehak oldun? Ve şükründe bulundun mu?" diye suale çekileceksin. Mesnevi - 137
    658- Evet, Kur'an-ı Hakîm, şu Kur'an-ı Azîm-i Kâinatın en âlî bir müfessiridir ve en belîğ bir tercümanıdır. Sözler - 131
    659- Ezan-ı Muhammedî'nin (A.S.M.) o tatlı sesiyle, ibadete ve cemaate bir meyl, bir şevk husule gelir. İşarat-ül İ'caz - 43
    660- İnşâallah istikbaldeki İslâmiyet'in kuvveti ile medeniyetin mehasini galebe edecek, zemin yüzünü pisliklerden temizleyecek, sulh-u umumîyi de temin edecek. Hutbe-i şamiye - 36
    661- "En ziyade yaralananlar, siperini bırakıp kaçanlardır. En az yara alanlar, siperinde sebat edenlerdir!." Mektubat - 417
    662- Her birimiz bir vazifeyi kendine meşgale yapsa, sıkıntı kalmaz. Zâten işsizliktir ki, insanı sıkar. G. Münteşir - 12/64
    663- İnsanın bu dünyaya gönderilmesinin hikmeti ve gayesi; Hâlık-ı Kâinat'ı tanımak ve ona iman edip ibadet etmektir. Şualar - 100
    664- Yaratıcı Cenab-ı Hak'tır. G. Münteşir - 52/51
    665- Hazret-i Peygamber Aleyhissalâtü Vesselâm, dünyada bütün ümmetinin salavatlarını birden işitir. Sözler - 194
    666- Güya kıyametin kopmasına kadar yaşayacaksın gibi, yalnız ondan korkuyorsun. Aklını başına al. Lem'alar - 114
    667- "Müsbet şekilde bakılacak ve yapılacak çok vazifelerimiz bulunduğunu bilelim, vesselâm." G. Münteşir - 59 /8
    668- Bizim ve Nur'ların esas mesleği ve temel taşı, İhlâs olmasından; Dünya cereyanlarına ve siyasî işlere bakmamak, meşgul olmamak lâzımdır. Tâ, ihlâsa dokunmasın. G. Münteşir - 60/69
    669- Ben i'tiraf ediyorum ki, şahsım çürüktür, kusurludur. Ve Cenab-ı Hak beni kendime beğendirmediğine çok şükrederim. Fakat, Kur'anın imânî hakikatlarına olan Risale-i Nur'un hizmeti çürütülmez. G. Münteşir - 60/69
    670- Dünya fânidir, firaklarla doludur. Ey insanlar, adaveti bırakınız, Kur'an dersini dinleyip birleşiniz.Emirdağ L. - 9
    671- Değil yalnız Müslümanlarla, belki dindar Hıristiyan'larla dahi dost olup adaveti bırakmaya çalışıyorum. G. Münteşir - 60-69
    672- Milliyetimiz yalnız İslâmiyettir. Bütün biz kardeşiz. Irkçılıkla tefrika vermeyiniz. G. Münteşir - 77
    673- Risalet-in Nur ise der: "Her kim olursan ol; bak, gör, yalnız gözünü aç, hakikatı müşahede et, saadet-i ebediyenin anahtarı olan imanını kurtar." Kastamonu L. - 11
    674- Elbette nefs-i emmaresini tam ikna' eden ve vesvesesini tamamen izale eden bir ders, gayet kuvvetli ve hâlistir. Kastamonu L. - 11
    675- Sen kendi cismine ve a'zalarına ve onlardaki eğri büğrü yerlerin meyvelerine ve faidelerine bak! Kemal-i hikmet içinde kemal-i kudreti gör. Sözler - 663


    676- Bu derce nâzik san'atlı, mizanlı, letâfetli, ibretli masnu'lar içinde hayvan gibi gezip bozamayız, bize bozdurmazlar. Asâ-yı Musa - 242
    677- Gelecek meşakkatlerin hazırda yokluğunu düşünerek yalnız hazır saatteki musibete sabır içinde şükretmeliyiz. G. Münteşir - 92/84
    678- Güya rahmet tecessüm ederek katreler suretinde hazine-i Rabbaniyeden akıyor manasında olduğundan, yağmura "rahmet" namı verilmiştir. Şualar - 107
    679- Görmüyor musun ki, her gün bir kafile gelir, biri gider, kaybolur. Daima dolar boşanır. Bir zaman sonra şu memleket tebdil edilecek. Sözler - 49
    680- Bu memleket her gün bir derece boşandığı gibi, bir gün gelir ki, bütün bütün boşanıp harab edilecek. Sözler - 50
    681- Misafirhane ise her gün dolar, boşanır. Sözler - 53
    682- Ey arkadaş! Demek, bu muvakkat memleket bir tarla hükmündedir. Bir talimgâhtır, bir pazardır.Elbette arkasında bir mahkeme-i kübra, bir saadet-i uzma gelecektir. Sözler - 57
    683- İsyan edip dinlemezseniz, müdhiş zindanlara atılacaksınız. Sözler - 58
    684- Bir adamın iyilikleri fenalıklarına kemmiyeten veya keyfiyeten ziyade gelse, o adam muhabbete ve hürmete müstehaktır. Lem'alar - 88
    685- Taat ise, cemaat ile daha efdal ve daha ahsendir. Muhakemat - 58
    686- Madem meşru daire; ruh ve kalb ve nefsin bütün lezzetlerine, safalarına, keyiflerine kâfidir.Gayr-ı meşru daireye girme. Sözler - 636
    687- Azîm bir sermaye elinde bulunan insan, burada ticaret ile, ebedî daimî bir hayatın saadetine çalışmak için gelmiştir. Onun eline verilen sermaye de ömürdür. Lem'alar - 206
    688- Sâni'-i A'lem, arzı istediği gibi ve hikmeti iktiza ettiği gibi yaratmıştır. Muhakemat - 58
    689- Evvelâ bil ve kat'î iman et ki: "Ecel mukadderdir, tegayyür etmez." Lem'alar - 210
    690- Çok ağır hastaların başında ağlayanlar ve sıhhatleri yerinde olanlar ölmüşler, o ağır hastalar şifa bulup yaşamışlar. Lem'alar - 210
    691- Evet nasılki şükür nimeti ziyadeleştirir.. öyle de şekva; hastalığı, musibeti tezyid eder.Lem'alar - 211
    692- Ebedî ömrün önündedir. Mesnevi - 130
    693- Sen de misafirsin; fuzulî olarak karışma, karıştırma. Sözler - 636
    694- Yol ise, hayat yoludur ki; âlem-i ervahtan gelip kabirden geçer, âhirete gider. Sözler - 18
    695- "Sözün güzelliği kısalığındadır. Yediğin vakit az ye. Yedikten sonra dört-beş saat kadar daha yeme." Lem'alar - 147
    696- "Şifa, hazımdadır. Yani, kolayca hazmedeceğin mikdarı ye. Nefse ve mideye en ağır ve yorucu hal, taam taam üstüne yemektir." Lem'alar - 147
    697- O istasyon ise, kabirdir. O seyahat ise kabre, haşre, ebede gidecek beşer yolculuğudur. Amele göre, takva kuvvetine göre, o uzun yolu mütefavit derecede kat'ederler. Sözler - 21
    698- Âhirzamanda Hazret-i İsa Aleyhisselâm gelecek, Şeriat-ı Muhammediye (A.S.M.) ile amel edecek. Mektubat - 6
    699- (İnsan), öldüğü zaman dünyası yıkılır, kıyameti kopar. Mesnevi - 68
    700- Sen açlıkla onun Rezzak ismini tanıdığın gibi, Şâfi ismini de hastalığınla bil. Lem'alar - 207

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •