Co Admin

Çocugunuz laftan anlamiyor ve yaramazlik yapmaga devam ediyorsa, ona kaslari çataraktan söyle bir kizgin bakarsiniz. Bundan sonra çocugunuz kendisine bir çeki düzen verir ve yaramazligi birakir. Çocuk bilmektedir ki yaramazliga devam ederse sizden sopa yiyebilir. Iste bu bakisiniz, ‘yaptirim güçlü, etkisi disa (yani çocugunuza) olan aktif bir nazar (bakis)dir. Çocugunuz zeki bir çocuksa, bu yaptirim dolu nazarlarinizdan etkilenmeli ve sizin istediginiz hizaya gelmelidir. ‘Çocuga en çok anne-babasinin nazari deger’ sözünden de sunu anlamaliyiz: Çocuk en çok anne-babasinin bakislarindan etkilenerek kendine çeki düzen verir.
Bir çoklarinin hadis zannettigi söyle bir Arap atasözü vardir. ‘Nazar deveyi kazana, insani mezara sokar. Insan ne zaman mezari, deve de ne zaman kazani boylar? Hemen anlayacaginiz gibi nazarlarimiz yaptirim gücünü kaybederse, bu mezari boylama hadisesi gerçeklesebilir. Adamin hosunuza gitmeyen konusmalari veya davranislari vardir. Kendisini düzeltsin diye kendisine öfkeyle defalarca nazar etmissinizdir. Bunca nazarlariniz da fayda etmeyince asabi olan siz karsi tarafa karsi siddet kullanmaya karar vermissinizdir. Yada siz müdahale etmeden önce karsi taraf: ‘Bana niye öyle sinirli sinirli bakiyorsun lan’ diyor ve kavgayi baslatiyor. Artik bundan sonra yaptirimi yetersiz kalan bakislarinizin (nazarlarinizin) ardindan ya siz, yada karsiki sahis mezari boyluyor. Tabi bunlar sabretmesini bilen, sabretmesi gereken müslümanalara yakismayan hareketlerdir. ‘(Mü’minler) öfkelerini yutarlar ve insanlari affederler’[1]. Yukaridaki mezkür hadisi hiç de hos olmayan böyle bir örnekle açiklamaya çalistim. Fakat tesbihte hata olmaz derler, ben de öyle yaptim.
Hadisin deve kisminin serhini de söyle bir örnekle yapabiliriz: Komsunuzun devesi müteaddid defalar bahçenize girmekte ve bahçedeki sebzeleri mahvetmektedir. Deveyi her seferinde güzelce bahçenizden çikarmakla ve sahibine teslim etmekle örnek bir hareket sergiliyorsunuz. Devenin sahibine defalarca ‘kardesim devene sahip olsana!’ demenize ragmen komsunuz hiç tedbir almamakta ve ayni deve bahçenize sürekli girmektedir. En sonunda sabriniz tasmakta ve güzellikten anlamayan biçaktan anlar diyerek deveyi bahçenin ortasinda kesiyorsunuz ve komsunuza artik devenin canlisini degil, ölüsünü veriyorsunuz. Artik deve bahçenizi ziyaret edemeyecektir. Çünkü artik bahçeye degil, kazana (tencereye) girecek ve pisecektir. Yukaridaki hadisin deve kismini da böyle serhetmis olduk.
Simdi gelelim Kur’an ayetlerinden örnekler vermeye;
Bilindigi gibi kendisine nazar degmis olanlara! Kalem Suresi’nin son iki ayeti (51-52. ayetler) okunmaktadir. Okuyanlarin çogunun bu ayetlerin sebeb-i nüzulündan haberleri de yoktur. Bu ayetler bize neyi anlatmaktadir? Hepbirlikte görelim:
‘O inkar edenler Zikr’i (Kur’an’i) isittikleri zaman, neredeyse seni gözleriyle devireceklerdi. ‘O (Muhammed) mecnundur’ diyorlardi. Halbuki o (okudugu Kur’an), alemler için uyaridan baska bir sey degildir![1]
Aklima gelmisken sunu hemen belirteyim; Peygamberimiz (a.s)’a dendigi gibi simdi de kendilerine Kur’an-i Kerim’i gösteren veya okuyan müslümanlara bazi devlet erkani ‘mecnun’ demektedirler. Asil mecnun ve sapik kendileridir ama bunun farkinda degildirler. Bu sapiklara Kur’an ayeti okumaktan, onlari Kur’an’a davet etmekten daha serefli ve onurlu bir davranis yoktur. Ne mutlu bu serefe ve onura nail olanlara..
Bu Kur’an ve Islam düsmani imansiz kafirler her zaman oldugu gibi Kur’an’i hazmedememekte ve onun nurunu söndürmeye çalismaktadirlar. ‘Kafirler Allah’in nurunu söndürmek istiyorlar. Kafirler istemese de Allah nurunu tamamlayacaktir.’[2] Islam ve Kur’an düsmanlari 1500 yildir Kur’an’in nurunu (aydinligini) söndüremediler, bundan sonra hiç söndüremeyeceklerdir. Buna inancimiz sonsuzdur. ‘O Zikr’i (Kur’an’i) biz indirdik biz; ve onun koruyucusu da elbette biziz!’[3]
‘Kendilerine apaçik ayetlerimiz okundugu zaman, kafirlerin yüzünde hosnutsuzluk (inkar) alametleri belirdigini hemen anlarsin. Neredeyse kendilerine ayetlerimizi okuyanlarin üzerine saldiracaklar.’[4]
‘Allah’in kulu kalkip O’na yalvarinca (müsrikler) onun üzerine üsüsüp neredeyse keçe gibi birbirlerine geçeceklerdi.’[5] ‘(Allah), gözlerin hain (bakislar)ini ve gögüslerin gizledigi düsünceleri bilir.’[6] ‘(Kur’an ayetleri), kalplerinde hastalik bulunanlarin pisliklerine pislik katar.’[7], Kur’an, mü’minlerin ise imanlarini artirir.[8] ‘O (Kur’an), kafirler için kahirli bir hasrettir.’[9] ‘Kur’an, kafirlere bir körlüktür.’[10]
Islam düsmanlarinin kin dolu nazarlari (bakislari) karsisinda egilip bükülürsek, korkuya kapilir ve inancimizdan taviz verirsek, onlarin bize nazarlari degmis olacaktir. Yani kendileri açisindan kin dolu bakislarla baktiklarina degmis olacaktir. Bunun sonunda Imam Hatipler, Kur’an kurslari ve camiler kapatilacak, ezanlar susturulacak, Kur’an okumak yasaklanacaktir.
(Kafirler): ‘Kur’an’i dinlemeyin, yaygaralar (gürültüler) koparin’ diyorlar.[11]
‘Dediklerinden dönmezsen seni tasa tutacagiz’ dediler.[12] Yahudiler (ve yahudi dostlari) dilleriyle Kur’an’a ve Islam’a saldirirlar, dini taslarlar: (4/46)
Seni çok Özledim Annem
Co Admin

Dogrusu kafirler Kur’an’i dinlediklerinde neredeyse seni gözleriyle devireceklerdi. ‘O mecnun (deli)dir’ diyorlar. Oysa bu Kur’an, alemler için bir ögütten baska bir sey degildir.[13]
Evet konumuz ‘nazar’ ve ‘nazar degmesi’dir. Nazar’in (bakmanin) yaptirim gücü
oldugundan yukarida bahsettik. Yukaridaki ayetlerden de anladigimiz kadariyla Kur’-an ve Islam düsmanlari kendilerine Kur’an okuyan Peygamberimiz (a.s)’a öyle bakislarla bakmislar ki, nerdeyse onu gözleriyle devireceklermis. ‘Gözle devirmek istemek’ bir deyimdir. Böyle deyimler türkçede de vardir. Hani ne deriz: ‘Beni yiyecekmis gibi bakti’. Evet kafirler Kur’an okuyanlara yiyecekmis gibi bakmaktadirlar. Bunlarin bu yaptirimli bakislari bir gayeye matuftur. Bunlar bize bosuna bakmamaktadirlar. Böyle bakarak bize gözdagi vermekte, bizi korkutarak kendilerince hizaya getirmeye çalismaktadirlar. Bizim hizada (hidayette) oldugumuzu kendileri anliyamamakta ve sadece kendilerinin dogru yolda olduklarini zannetmektedirler.
Önceki kafirlerin nazar ettikleri (baktiklari) gibi simdiki kafirler de nazar etmektedirler. Nazarlari arasinda hiç fark yoktur. Bunlarin bu yaptirim dolu bakislarinin gayesi, müslümanlara Kur’an okutmamak, onlara Kur’an’a göre bir yasam hakki vermemektir. Herkes bunlar gibi yaptirimli bakamaz. Yaptirimli bakabilmek için güçlü olmak veya güçlü oldugunu zannetmek gerekir. Bunlarin güvendikleri yerler vardir. Bunlarin askeri, silahi herseyi vardir. Fakat sunu bilmelidirler ki ‘Göklerin ve yerin askerleri Allah’indir.’[14]. Firavun da bunlar gibi nazar etmisti (bakmisti) ama.. ‘Biz de onu ve askerlerini tuttuk, suya attik; bak, o zalimlerin sonu nasil oldu!’[15], ‘Biz de onu, yanindakilerle birlikte toptan bogduk’[16] demektedir Allah (c.c).
Islam düsmanlarinin kin dolu nazarlari (bakislari) karsisinda egilip bükülürsek, korkuya kapilir ve inancimizdan taviz verirsek, onlarin bize nazarlari degmis olacaktir. Yani kendileri açisindan kin dolu bakislarla baktiklarina degmis olacaktir. Bunun sonunda Imam-Hatipler, Kur’an kurslari ve camiler kapatilacak (veya tekrar ahir yapilacak), ezanlar susuturulacak, Kur’an okumak yasaklanacaktir. Müslümanlari davalarindan vazgeçirmeye çalisan kafirlerin yaptirim dolu nazar (bakis) ve baskilarina karsi çok saglam, dirençli olmak zorundayiz. Aksi taktirde onlara meyleder ve yolumuzdan saparsak bize cehennem atesi dokunur:
‘Eger biz seni saglamlastirmamis olsaydik, onlara biraz meyledecektin. Bu durumda biz sana, hayatin da, ölümün de kat (kat azab)ini taddirirdik.’[17]
‘Kim de kendisine ‘dosdogru yol’ belli olduktan sonra, Peygamber’e muhalefet ederse ve mü’minlerin yolundan baska bir yola uyarsa onu döndügü seyde birakiriz ve cehenneme
sokariz. Ne kötü bir yataktir o!..[18]
Yakup (a.s)’in, çocuklarini Misir’a gönderirken onlara ‘Misir’a ayri ayri kapilardan girin’ demesini ‘nazar’ ve ‘nazar degmesi’ baglaminda ele alabiliriz. Önce ayet mealini verelim:
Yakup: ‘Ogullarim, (Misir’a) bir kapidan girmeyin, ayri ayri kapilardan girin, ama ben Allah’tan gelecek bir seyi defedemem.’[19]
Bilindigi gibi Misir’da Kipti’ler çogunlukta, Israilogullari ise azinliktaydi. Yakup (a.s) ve çocuklari Israilogullarindandir. Firavunun halki Kiptiler Israilogullarina zulmetmekte, onlara baski yapmaktaydilar. Bundan dolayi Yakup (a.s), sanki sunu demek istiyordu: ‘Ogullarim, Misir’a bir kapidan girmeyin, ayri ayri kapilardan girin (ki göze batmayin. Göze batarsaniz, Kiptiler sizi görür (size nazar eder)lerse, nazarlari degebilir. Sizi toplu halde gören Kiptiler olay çikarmaya geliyorlar zannederler ve size karsi adam toplayip sizi döverler. Size onlarin nazarlari degmemesi için böyle bir tedbir aliniz, yani Misir’a bir kapidan degil, ayri ayri kapilardan giriniz). Ama ben Allah’tan gelecek bir seyi defedemem (siz tedbirinizi aldiktan sonra yine de basiniza bir sey gelirse, ona ben engel olamam, size bir tedbir de öneremem).
Kafirlerin nazarindan korunmanin yolu nazar boncugu takmak degil, Kur’an okumak ve
onu hayata tatbik etmek, yasamaktir. Çünkü ‘Kur’an insanlari karanliktan nura (aydinliga) çikarir.’[20] Kafirlerin nazarlarindan korkmaya gerek yoktur.[21] ‘Onlara (kafirlere) karsi Kur’an’la bütün gücünü kullanarak mücadele et.’[22] ‘Sadece benden korkun.’[23], ‘Siz Allah’tan baskasindan mi korkuyorsunuz?’[24]. ‘Gevsemeyin, üzülmeyin, eger inaniyorsaniz üstün geleceksiniz.’[25]
Allah’in nazarlari her an üzerimizdedir. ‘Allah, sizin üzerinizde gözetleyicidir.’[26]
DIPNOTLAR
[1] (68/51-52).
[2] (9/32,33 10/82 22/15 42/24 61/8,9)
[3] (15/9).
[4] (22/72).
[5] (72/19).
[6] (40/19)
[7] (9/125)
[8] (8/2 9/124,125 16/102 25/73 32/15 39/23 51/55).
[9] (69/50)
[10] (41/44)
[11] (41/26)
[12] (26/116 36/18).
[13] (68/51-52).
[14] (48/4)
[15] (28/40)
[16] (17/103).
[17] (17/74,75)
[18] (4/115)
[19] (12/67)
[20] (5/16 14/1 33/43 57/9)
[21] (5/3 8/30 9/13,14 25/52)
[22] (25/52).
[23] (2/40 16/51)
[24] (16/52)
[25] (3/139)
[26] (4/1,85)
[1] (3/134)
[1] Revaiul Beyan Tefsiru Ayetil Ahkam Minel Kur’an, Muhammed es-Sabuni, c.1, sf. 71
Seni çok Özledim Annem