Vip Özel Üye

“Şeytan içkide ve kumarda ancak aranıza düşmanlık ve kin düşürmek, sizi Allah'ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık siz (hepiniz) vazgeçtiniz değil mi?”(5) Sigaranın zararları sayılmakla bitmemektedir. Ramazan ayı sigara bırakma ayımız olmalıdır. Bu ayda sabah göstermiş olduğumuz sabrı akşamda gösterebilirsek İnşallah bu tehlikeli maddeyi hayatımızdan atmış oluruz.
İslam Dini Müslümanları birbirine manevi kardeş kılmıştır. Bir ayette şöyle buyrulmaktadır.
إِنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ “Müminler ancak kardeştirler.”(6) Ana-baba bir kardeşlerimizin sıkıntılarını gidermek için çalışıp çabalatma isek, etrafımızda bulunan maddi zorluklar içerisinde olan kardeşlerimizin de ihtiyaçlarını karşılamak üzerimize düşen bir vazifedir. Bir hadiste Sevgili Peygamberimiz şöyle buyuruyor.
« مثَلُ الْمُؤْمِنِينَ فِي تَوَادِّهِمْ وتَرَاحُمِهِمْ وتَعاطُفِهِمْ ، مَثَلُ الْجَسَدِ إِذَا اشْتَكَى مِنْهُ عُضْوٌ تَداعَى لهُ سائِرُ الْجسدِ بالسهَرِ والْحُمَّى »
“Müminler birbirlerini sevmekte, birbirlerine acımakta ve birbirlerini korumakta bir vücuda benzerler. Vücudun bir uzvu hasta olduğu zaman, diğer uzuvlar da bu sebeple uykusuzluğa ve ateşli hastalığa tutulurlar.”(7)
Ramazan ayında kabir ziyaretleri çokça gerçekleştirilmektedir. Bu ziyaretlerde ise İslam Dinine uygun olmayan davranış şekilleri görülmektedir. Kabirler kabirde yatanlar için mağfiret dilenmesi, ziyaret edenler için ibret alınması gereken yerlerdir. Efendimiz bir hadislerinde şöyle buyurmaktadır. “Kabirleri ziyaret ediniz, Çünkü bu size ahireti hatırlatır.”(8)
Günümüzde üzülerek görmekteyiz ki; Kabirler, insanlara yaratılmış olan her şeyin bir gün ölümü tadacağını hatırlatmalıyken, dünyevi işlere cevap arandığı yerler haline getirilmiştir. Türbe, yatır ve evliya kabristanları ziyaret edenler, ahireti hatırlamalı, orda yatanlarında bir gün bu hayatta yaşadıklarını ama bu dünyadan ayrıldıklarını anlamalı, kendisinin de bir gün kabire gireceğinin farkında olmalıdırlar. Kur’an okuyarak sevabını onların ruhuna bağışlamalıdır. Bu gibi işlemlerin dışında cereyan eden hadiselerin kişiye fayda yerine zarar getireceği unutulmamalıdır.
İbadetlerde Hakkın ve halkın hukukuna riayet iç içedir. Bu sebeple kendisini hem yaratanına karşı sorumlu, hem de yaşadığı topluma karşı sorumlu görenler, ibadetlerini, sırtta taşınılan bir yük olarak değil, üzerine basarak yükseklere ulaştığı bir araç olarak görmelidir. İbadet esasen Hakkın rızası için yapılsa da, sonuç itibariyle halkın hakkına riayeti de içerir. Ramazan ayında yapmış olduğumuz ibadetlerin tümünde işte böyle bir manevi boyut vardır.
Ramazan ayı gelmek üzere. İki gün sonra Rabbimiz nasip ederse kendisine kavuşacağız. Hazırlıklı olmakta, bedenimizi ve ruhumuzu kendine hazırlamakta kendimizi için fayda var. Bir sonrakine ulaşamayabiliriz. Bir sonraki Ramazanın feyiz ve bereketinden istifade edemeyebiliriz. Elde olanı değerlendirebilenler mutlu almaktadır. Elde olmayanın peşine düşmek kişiye zarar vermektedir. Elde Ramazanımız var. Ramazanda hikmetler, müjdeler, lütuflar, manevi yağmurlar var. Hazırlık yapmalıyız Kur’an ayı geliyor. Hazırlık yapmalıyız Ramazan geliyor.
Sonuç itibariyle şu hususu da vurgulayarak vaazımı sonlandırmak isterim. Kişinin namazı, orucu, zekatı, haccı ve diğer bütün ibadetleri kendisinin iyiliklere ve sevaba ulaşmasını sağlar. Ancak Allah’ın rızasını kazanmak için bunlar yeterli değildir. İbadetlerimizle beraber ahlakımızı da güzelleştirip, ahlaken kemale ulaşmamız gerekmektedir. Ramazana kavuşurken ahlaken kemale ulaşma yollarını aramamız gerekmektedir.
Sözümüzü Yunus Emre’nin bir dörtlüğüyle bitirelim.
Bir kez gönül yıktın ise
Şu kıldığın namaz değil
Yetmiş iki millet dahi
Elin gözün yumaz değil
Yüce Rabbim bizleri Ramazan kavuştursun. Feyiz ve bereketinden istifade etmeyi bizlere nasip etsin. Daha nice Ramazanlara sevdiklerimizle beraber mutlu ve huzurlu bir şekilde ulaşmayı nasip etsin.
Geceniz mübarek olsun. Allah’a emanet olun. Ahmet ÜNAL
1. Bakara, 2/185
2. Riyazü’s-Salihin, Hadis No:246
3. Buhari, Salatü’t-Teravih, 1
4. Fıkhi bilgiler için bkz, TDV İslam İlmihali, c.I, s.311, Büyük İslam İlmihali, Ömer Nasuhi Bilmen, S. 164
5. Maide, 5/91
6. Hucurat, 10
7. Buhârî, Edeb 27
8. İbn Mace, Cenaiz; 47