Uhud yenilgisinden sonraydı.
“Düşman tekrar saldırmaya hazırlanıyor” dediklerinde,
Peygamber efendimiz,
“Hasbunallah ve ni’me’l-vekîl”
buyurdu (Buhârî, Tefsir 3/13).
Sevgili Efendimiz,
çok korkup üzüldüğümüz zaman da
böyle dememizi bize öğretti.
Bir gün ashabıyla sohbet ediyordu:
Onlara kıyametin pek yakın olduğunu hatırlattı.
Aklı başında olan bir kimsenin, bu durumda
gamsız, kedersiz olamayacağını söyledi
ve şöyle buyurdu:
“Sûr’u üfleyecek melek, ona ağzını dayamış,
kendisine ‘üfle!’ diye emredilmesini beklerken
ben nasıl sevinebilirim?”
Ashâb-ı kirâm buna pek üzüldü.
İşte o zaman onlara
“Hasbünellah ve ni’me’l-vekîl,
tevekkelnâ alellâhi Rabbinâ:
“Allah bize yeter; O, ne güzel vekildir;
Rabbimiz olan’a tevekkül ettik”
demelerini tavsiye etti
(Tirmizî, Kıyamet 8; Tefsîr 39/7).
Co Admin

bu mübarek ism-i (c.c) paylaştığın için ALLAH (c.c) razı olsun.
emeğine sağlık.
Ben cemiyetin îman selâmeti yolunda dünyamı da âhiretimi de feda ettim. Gözümde ne Cennet sevdası var, ne Cehennem korkusu. Cemiyetin, yirmibeş milyon Türk cemiyetinin imanı namına bir Said değil, bin Said feda olsun. Kur'ânımız yeryüzünde cemaatsiz kalırsa Cenneti de istemem; orası da bana zindan olur. Milletimizin îmanını selâmette görürsem, Cehennemin alevleri içinde yanmağa razıyım: Çünki; vücudum yanarken, gönlüm gül-gülistan olur.13.Asrın MüceddidiBEDİÜZZAMAN SAİD-İ NURSİ