7 sonuçtan 1 ile 7 arası

Konu: Hazret-i Fatima'nin Faziletleri

    Share
  1. #1
    ***
    DIŞARDA
    Points: 42.870, Level: 100
    Points: 42.870, Level: 100
    Level completed: 0%,
    Points required for next Level: 0
    Level completed: 0%, Points required for next Level: 0
    Overall activity: 4,9%
    Overall activity: 4,9%
    Achievements
    Zümrüt - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Vip Özel Üye
    Üyelik tarihi
    Jan 2009
    Yer
    ıstanbul rize
    Mesajlar
    7.510
    Points
    42.870
    Post Thanks / Like
    Tecrübe Puanı
    23

    Standart Hazret-i Fatima'nin Faziletleri

    HAZRET-İ FATIMA'NIN FAZİLETLERİ



    Bismillahirrahmanirrahim



    Her varlığın iki yönü vardır. Bir zahiri yönü; yani herkesçe görülebilen gözlemlenebilen yönü bir de gözlerden gizli kalan yönü. Peygamberler masum imamlar ve diğer ilahi insanların gerçek makamları onların herkesçe görünen bilinen yönlerinde değil ’la olan ilişkilerinde tecelli eden kişiliklerindedir. İlahi şahsiyetleri sırf insanlarla olan ilişkilerinde müşahede edilen yönleriyle değerlendirmek okyanusun derinliklerini araştırmadan onu kıyıdan görünen dalgalarıyla tanımaya benzer; oysa bu basit bir tanımadan öte bir şey değildir.
    İlahi şahsiyetlerin varlık okyanuslarını tanıyabilmek için ilahi yardıma ihtiyaç vardır. İlahi yardım sayesinde insan ilahi nurları görebilecek bir göze manevi makamları anlayabilecek bir kalbe sahip olur. Bu ilk aşamadır. İkinci aşamada ise insan ilahi elçiler tarafından gelen bilgiye muhtaçtır.
    Hz. Fatıma’nın (s.a) geceleri ibadetle geçirdiğini tarihte okumak mümkündür. Ama bu amelin katındaki gerçek değerini Peygamberden (s.a.a) öğrenmek gerekir. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Kızım Fatıma (s.a) geçmiş gelecek bütün kadınlardan üstündür. O vücudumun bir parçasıdır gözümün nuru ve kalbimin meyvesidir. O benim ruhumdur. O insanlardan olan bir huridir. Rabbinin huzurunda ibadete durduğunda yıldızların yer ehli için parladığı gibi onun nuru da gökteki melekler için parlar ve Teala meleklerine şöyle hitap eder. “Ey melekler bakın benim cariyem (kulum) Fatıma’ya; o benim huzurumda durmuştur korkudan titriyor; kalbiyle benim ibadetime yönelmiştir. Sizleri şahit kılıyorum ki ben onun takipçilerini ateşten koruyacağım.”
    Hz. Fatıma’nın (s.a) konuşma ve davranışlarında Peygambere (s.a.a) en çok benzeyen kişi olduğunu tarihten öğrenmek mümkündür; ama onun bütün istek ve arzularında düşünce ve hareketlerinde rızası ’ın rızası gazabı ’ın gazabı olacak bir makama eriştiğini yani masum olduğunu Peygamberden (s.a.a) öğrenmek gerekir.
    Elbette Hz. Fatıma’nın (s.a) masum oluşunda şüphe yoktur. Şüphecilerin imamı olarak tanınan Fahr-i Razi bile “Hz. Fatıma’nın (s.a) masum oluşunda şüphe yoktur” demiştir. Evet Hz. Fatıma’nın (s.a) birtakım faziletlerini öğrenmek mümkündür ama; onun katındaki makamını bilmek zordur. Bu eserde Hz. Fatıma’yla (s.a) ilgili hadisler çeşitli bölümlere tasnif edilerek tercümeleriyle sunulmuştur. Umudumuz şu ki özellikle Ehl-i Sünnet kaynaklarından toplanan bu hadisleri okumakla mümin kardeşler Ehl-i Beyt’i daha iyi tanımaya muvaffak olurlar.

    Tevfik ’tandır

    1. Bölüm


    Hz. Fatıma'nın (a.s) Nutfesinin Cennet Meyvelerinden Oluştuğu Ve Hazretin Hayız Ve Nifasadan Uzak İnsan Şeklinde Bir Huri Olduğuna Dair

    1- Suyutî "ed-Dürr-ül Mensur" adlı tefsirinde "Subhan-ellezi esra bi-abdihi leylen min-el mescid-il haram…" ayetinin tefsir bölümünün sonunda Tabaranî'den naklen Aişe'nin şöyle dediğini yazıyor: Resulullah (s.a.a) şöyle buyurdu: "Miraca götürüldüğümde beni cennete dahil ettiler ve ben cennet ağaçlarından bir ağacın yanında durdum; öyle bir ağaçtı ki cennette onun gibi güzel yaprakları beyaz ve meyvesi hoş olan bir ağaç görmemiştim; onun meyvesinden alıp yedim; bu benim sulbümde nutfeye dönüştü; yeryüzüne döndüğümde Hatice'yle bir araya geldim ve o Fatıma'ya hamile kaldı. O zamandan beri ne zaman cennet kokusunu arzuluyorsam Fatıma'yı kokluyorum."
    2- Müstedrek-üs Sahihayn'ın sahibi kendi senediyle Sa'd İbn-i Malik'ten Resulullah'ın (s.a.a) şöyle buyurduğunu rivayet ediyor: "Miraca götürüldüğüm gece Cebrail (a.s) bir cennet ayvasını bana getirdi; ben onu yedim ve Hatice Fatıma'ya hamile oldu. Bu yüzden ben cennet kokusuna iştiyak duyduğumda Fatıma'nın boynunu kokluyorum."
    3- Zehair-ül Ukbâ kitabında İbn-i Abbas'tan şöyle nakledilmiştir: "Resulullah (s.a.a) Fatıma'yı çok öperdi. Aişe Peygambere: “Niçin Fatıma'yı böyle çok öpüyorsun?” dedi. Resulullah (cevabında) şöyle buyurdu: “Miraca götürüldüğüm gece Cebrail beni cennete götürdü ve bütün meyvelerinden bana ikram etti. Bu meyveler benim sulbümde nutfeye dönüştü ve Hatice Fatıma'ya hamile oldu. Ben o meyveleri arzu ettiğimde Fatıma'yı öpüyorum onun kokusu bana cennette yediğim meyveleri hatırlatıyor.”
    4- Zehair-ül Ukbâ kitabında Siret-ül Molla'dan naklen Peygamberin (s.a.a) şöyle buyurduğu kaydedilmiştir: "Cebrail cennetten bir elma getirdi ben onu yedim ve Hatice ile bir araya geldim. O Fatıma'ya hamile oldu. Bir müddet sonra Hatice bana: “Benim hamlim çok hafiftir ve sen yanımdan ayrıldığında karnımdaki bebek benimle konuşuyor…” dedi."
    5- Hatib-i Bağdadî "Tarih-i Bağdad" adlı eserinde Aişe'den şöyle naklediyor: "Ben Resulullah'a (s.a.a): “Neden Fatıma geldiğinde onu öpüyorsun.?” dedim. Resulullah: “Ey Aişe ben miraca götürüldüğüm gece Cebrail beni cennete götürdü ve orada bana bir elma verdi; ben onu yedim; o benim sulbümde nutfeye dönüştü. Yeryüzüne indiğimde Hatice'yle bir araya geldim. İşte Fatıma o nutfeden dünyaya geldi. O insan şeklinde olan bir huridir. Cenneti arzu ettiğim vakit onu öpüyorum.” buyurdu." 6- Yine Tarih-i Bağdad'da Hatib kendi senediyle İbn-i Abbas'tan Resulullah'ın (s.a.a) şöyle buyurduğunu naklediyor: "Kızım Fatıma Hz. Adem soyundan bir hurîdir; ne hayız olur ve ne de nifas. Onun Fatıma (kesilmiş ayrılmış) diye adlandırılması 'ın onu ve dostlarını ateşten (cehennemden) kestiği ayırdığı içindir."

    7- Zehair-ül Ukbâ kitabının sahibi İmam Hasan'ın (a.s) doğumu hususunda Hz. Fatıma'ya hizmet eden Esma adlı kadından şöyle naklediyor: "Ben Resulullah'a (s.a.a): "Bu doğumda Fatıma'dan nifas ve hayız kanı geldiğini görmedim" dedim. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurdu: “Sen kızım Fatıma'nın tertemiz olduğunu ve (asla) hayız ve doğum kanı görmediğini bilmiyor musun?”

    Mecnun Misali Leylâ’nın Zülfüne Hemen Gönül Bağlama.
    Çünkü seni AŞK Çöllerinde Gezdirip Duran Leylâ Değil Mevlâ’dır Hep…

  2. #2
    ***
    DIŞARDA
    Points: 42.870, Level: 100
    Points: 42.870, Level: 100
    Level completed: 0%,
    Points required for next Level: 0
    Level completed: 0%, Points required for next Level: 0
    Overall activity: 4,9%
    Overall activity: 4,9%
    Achievements
    Zümrüt - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Vip Özel Üye
    Üyelik tarihi
    Jan 2009
    Yer
    ıstanbul rize
    Mesajlar
    7.510
    Points
    42.870
    Post Thanks / Like
    Tecrübe Puanı
    23

    Standart Cevap: Hazret-i Fatima'nin Faziletleri

    2. Bölüm


    Hz. Fatıma'nın Anne Rahmindeyken Annesiyle Konuştuğu Doğumunun Hz. Havva Asiya Gülsüm Ve Meryem'in Yardımıyla Gerçekleştiği Ve Dünyaya Gelirken Secde Ettiğine Dair


    Zehair-ül Ukbâ kitabının müellifi Siret-ül Molla'dan naklen Resulullah'ın (s.a.a) şöyle buyurduğunu yazıyor: "Cebrail bana cennetten bir elma getirdi; ben onu yedim ve Hatice'yle bir araya geldim. O Fatıma'ya hamile kaldı. Hatice: “Benim kolay bir hamlim var. Sen benim yanımdan ayrıldığında karnımdaki çocuk benimle konuşuyor” diyordu. Hatice doğum vakti geldiğinde Kureyş hanımlarına haber gönderdi. Ama onlar kabul etmeyerek: “Muhammed'in hanımı olduğun için senin yanına gelmeyiz.” dediler. Bu esnada aniden güzellik ve nurları vasfedilemeyecek dört hanım Hatice'nin huzuruna geldi; onlardan biri: “Ben senin annen Havva'yım” diğeri: “Ben Mezahim kızı Asiye'yim” öbürü: “Ben Musa'nın bacısı Gülsüm'üm” dördüncüsü: "Ben İmran'ın kızı ve İsa'nın annesi Meryem'im” dedi ve sözlerine şunu eklediler: “Kadınların yapması gereken işi üstlenmek ve sana yardım etmek için geldik.”

    Hatice diyor ki: "Böylece Fatıma (s.a) dünyaya geldi ve secde halinde yere düştü; ama parmağını göğe doğru kaldırmıştı

    Mecnun Misali Leylâ’nın Zülfüne Hemen Gönül Bağlama.
    Çünkü seni AŞK Çöllerinde Gezdirip Duran Leylâ Değil Mevlâ’dır Hep…

  3. #3
    ***
    DIŞARDA
    Points: 42.870, Level: 100
    Points: 42.870, Level: 100
    Level completed: 0%,
    Points required for next Level: 0
    Level completed: 0%, Points required for next Level: 0
    Overall activity: 4,9%
    Overall activity: 4,9%
    Achievements
    Zümrüt - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Vip Özel Üye
    Üyelik tarihi
    Jan 2009
    Yer
    ıstanbul rize
    Mesajlar
    7.510
    Points
    42.870
    Post Thanks / Like
    Tecrübe Puanı
    23

    Standart Cevap: Hazret-i Fatima'nin Faziletleri

    3. Bölüm


    Hazrete Fatıma Ve Betul İsimlerinin Verilmesinin Sebebi Ve Hazretin Künyesi

    Birinci bölümde İbn-i Abbas'ın Resulullah'tan (s.a.a) şu hadisi naklettiğini zikrettik: "Onun Fatıma (kesilmiş) diye adlandırılması 'ın onu ve dostlarını ateşten (cehennemden) kestiği ayırdığı içindir."
    Şimdi bu husustaki diğer hadislere de bir göz atalım:
    1- Zehâir-ül Ukbâ kitabında nakledildiği üzere Hz. Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Resulullah (s.a.a) Fatıma'ya şöyle buyurdu: "Ey Fatıma neden Fatıma (kesilmiş ayrılmış) diye isimlendirildiğini biliyor musun?" Ben (Ali): "Neden Fatıma diye isimlendirilmiş ya Resulullah?" diye sordum. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurdu: "Çünkü (azze ve celle) kıyamette onu ve onun soyundan gelenleri cehennem ateşinden kesmiş ayırmıştır."

    Muhibbuddin Taberî İmam Ali Rıza'nın (a.s) kendi Müsned'inde bu hadisi şu ibareyle naklettiğini yazıyor: Resulullah (s.a.a) şöyle buyurdu: "Hakikaten (azze ve celle) kızım Fatıma'yı ve onun evlatlarını ve onları sevenleri ateşten kesmiş ayırmıştır. Bunun için Fatıma (kesilmiş ayrılmış) diye isimlendirilmiştir."
    2- Kenz-ül Ummâl'da bu hadis şöyle nakledilmiştir: "Onun Fatıma diye adlandırılması 'ın onu ve onu sevenleri ateşten uzaklaştırmış olduğu içindir."
    3- İbn-i Esir "en-Nihaye” adlı kitabında şöyle yazıyor: "Fatıma "Betûl" (ayrılan) diye adlandırılmıştır. Çünkü o kendi zamanının kadınlarından fazilet din ve soyluluk yönünden ayrılmış (ve seçkinlik kazanmış)tır."
    Bazıları da dünyadan kopup 'a yöneldiği için bu adı aldığını söylemişlerdir.
    Ubeydet-ül Harevî de "Garibeyn" adlı kitabında şöyle yazıyor: "Fatıma'nın "Betûl" diye isimlendirilmesi eşsiz olduğu içindir."
    4- İbn-i Esir “Üsd-ül Gabe” adlı kitabında Hz. Fatıma'nın hayatını anlatırken şöyle yazıyor: "Fatıma'nın künyesi "Ümmî Ebiha" (babasının annesi) idi."
    5- İbn-i Abdülbirr "el-İstiâb" adlı kitabında İmam Cafer Sadık'ın (a.s) şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "Resulullah'ın (s.a.a) kızı Fatıma'nın künyesi "Ümmî Ebiha" idi."

    Mecnun Misali Leylâ’nın Zülfüne Hemen Gönül Bağlama.
    Çünkü seni AŞK Çöllerinde Gezdirip Duran Leylâ Değil Mevlâ’dır Hep…

  4. #4
    ***
    DIŞARDA
    Points: 42.870, Level: 100
    Points: 42.870, Level: 100
    Level completed: 0%,
    Points required for next Level: 0
    Level completed: 0%, Points required for next Level: 0
    Overall activity: 4,9%
    Overall activity: 4,9%
    Achievements
    Zümrüt - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Vip Özel Üye
    Üyelik tarihi
    Jan 2009
    Yer
    ıstanbul rize
    Mesajlar
    7.510
    Points
    42.870
    Post Thanks / Like
    Tecrübe Puanı
    23

    Standart Cevap: Hazret-i Fatima'nin Faziletleri

    4. Bölüm


    Hz. Fatıma'nın Birçok Yönden Hz. Resulullah'a Benzediğine Dair

    1- Sahih-i Tirmizî kendi senediyle Resulullah'ın zevcesi Aişe'den şöyle nakletmiştir: "Ben Resulullah'ın (s.a.a) kızı Fatıma kadar oturup kalkmasında davranış tutum ve vakarında Resulullah'a (s.a.a) benzeyen birisini görmedim."
    Ve yine şöyle demiştir: "Fatıma Peygamberin (s.a.a) yanına geldiğinde Peygamber yerinden kalkıp ona doğru gider ve onu öpüp kendi yerinde oturturdu. Peygamber (s.a.a) de onun yanına geldiğinde Fatıma yerinden kalkar onu öper ve kendi yerinde oturturdu."
    2- Hakim Müstedrek-üs Sahihayn'de kendi senediyle Aişe'nin şöyle dediğini nakleder: "Ben Fatıma kadar konuşma ve sohbetinde Resulullah'a (s.a.a) benzeyen birisini görmedim. Fatıma Resulullah'ın bulunduğu yere geldiğinde Peygamber ona hoş geldin der (sonra) yerinden kalkıp Fatıma'ya doğru gider; elinden tutup öper ve kendi yerinde oturturdu."
    Müstedrek-üs Sahihayn'in sahibi şöyle demiştir: "Bu hadis Buharî ve Müslim'in sahih hadis için zikrettikleri şartları taşımaktadır."
    Bu hadisi Beyhakî de kendi Sünen'inde şu ekle nakletmiştir: "Peygamber de (s.a.a) Fatıma'nın yanına geldiğinde Fatıma ona hoş geldin der yerinden kalkıp babasının elinden tutar ve öperdi."
    3- İmam Ahmed İbn-i Hanbel de kendi Müsned'inde Enes İbn-i Malik'in şöyle dediğini nakletmiştir: "Hiç kimse Hasan İbn-i Ali (a.s) ve Fatıma (s.a) kadar Resulullah'a (s.a.a) benzemiyordu."
    4- Müslim kendi Sahih'inde Hz. Fatıma'nın faziletleri babında Aişe'nin şöyle dediğini yazıyor: "Peygamberin (s.a.a) hanımlarının hepsi (onun huzurunda) bir araya toplanmış oldukları bir sırada Fatıma geldi. Yürüyüşü Resulullah'ın (s.a.a) yürümesi gibiydi. Resulullah (s.a.a): "Hoş geldin kızım!" dedi ve sonra onu sağ veya sol yanında oturttu…"
    Bu hadisin devamı vardır. Geriye kalan kısmını 9. bölümde nakledeceğiz. İbn-i Mace Ahmed İbn-i Hanbel ve hadis alimlerinden birçokları bu hadisi nakletmişlerdir.
    5- Muttakî Kenz-ül Ummâl'da Aişe'den şöyle nakleder: "Peygamber-i Ekrem (s.a.a) Fatıma'nın (s.a) saçından çok öperdi."


    Bu hadisi İbn-i Asakir de nakletmiştir.
    6- İbn-i Esir Üsd-ül Gabe'de İbn-i Abbas'tan şöyle nakleder: "Peygamber (s.a.a) her seferden döndüğünde Fatıma'yı (s.a) öperdi."

    Bu hadisi Heysemî de Mecma-üz Zevâid'de nakletmiş ve Taberanî'nin de "el-Evsat" adlı eserinde bu hadisi naklederek râvilerinin hepsinin güvenilir olduklarını kaydettiğini sözlerine eklemiştir. Yine Muhibbiddin Taberî de "Zehâir-ül Ukbâ" adlı kitabında bu hadisi zikrederek İbn-i Seri'nin de bu hadisi tahriç ettiğini söylemiştir.
    7- Muhibbuddin Taberî Aişe'den naklen şöyle yazıyor: "Resul-i Ekrem (s.a.a) bir gün Fatıma'nın boğazının altındaki çukurdan öptü."
    Muhibbuddin Taberî bu hadisi Harbî'nin de naklettiğini ve Molla'nın da kendi Sire'sinde tahriç ettiğini kaydetmiştir. Sonuncu nakilde şu ek de yer almıştır: "Ben Resulullah'a (s.a.a); "Şimdiye kadar yapmadığın bir işi yaptın" dedim. Resulullah şöyle buyurdu: "Ey Aişe ben cenneti arzu ettiğimde Fatıma'nın boğazının altındaki çukuru öperim.”
    Birinci bölümde de Aişe'nin hadisinde "Ben Resulullah'a (s.a.a): "Neden Fatıma geldiğinde onu öpüyorsun?" dedim…" ve İbn-i Abbas'ın hadisinde de "Resulullah (s.a.a) Fatıma'yı çok öperdi…" cümlelerinin yer aldığını naklettik.

    Mecnun Misali Leylâ’nın Zülfüne Hemen Gönül Bağlama.
    Çünkü seni AŞK Çöllerinde Gezdirip Duran Leylâ Değil Mevlâ’dır Hep…

  5. #5
    ***
    DIŞARDA
    Points: 42.870, Level: 100
    Points: 42.870, Level: 100
    Level completed: 0%,
    Points required for next Level: 0
    Level completed: 0%, Points required for next Level: 0
    Overall activity: 4,9%
    Overall activity: 4,9%
    Achievements
    Zümrüt - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Vip Özel Üye
    Üyelik tarihi
    Jan 2009
    Yer
    ıstanbul rize
    Mesajlar
    7.510
    Points
    42.870
    Post Thanks / Like
    Tecrübe Puanı
    23

    Standart Cevap: Hazret-i Fatima'nin Faziletleri

    5. Bölüm


    Hz. Fatıma (a.s) İle Babasının Arasında Olan Sevgi Ve Muhabbete Dair

    1- Müslim kendi Sahih'inde İbn-i Mes'ud'un şöyle dediğini naklediyor: "Resulullah (s.a.a) Beytullah'ın (Kâbe'nin) yanında namaz kılıyordu Ebu Cehil ve dostları da bir kenarda oturmuşlardı. Bir gün önce de orada dişi bir deve kesilmişti. Ebu Cehil; "Sizlerden hanginiz kalkıp bu devenin işkembesini alıp Muhammed'in (s.a.a) boynunun üzerine koyabilirsiniz?" dedi. Onların içerisinden en şaki (kötü) olanı kalkıp onu aldı ve Resulullah (s.a.a) secdeye gittiğinde onu Peygamberin boynunun üzerine koydu. Onlar birbirlerine bakıp gülüşmeye başladılar. Ben de durup bakıyordum. Eğer gücüm olsaydı onu Resulullah'ın (s.a.a) üzerinden alırdım. Peygamber (s.a.a) öylece secde halinde durmuş başını kaldırmıyordu. Bir kişi gidip Fatıma'ya haber verdi. O küçücük bir kızdı. Hz. Fatıma (s.a) gelip onu bir kenara attı ve sonra o adamlara yönelerek onları ayıplamaya ve kınamaya başladı. Peygamber (s.a.a) namazını bitirince sesini yükselterek onlara beddua etmeye başladı. Peygamber dua ettiğinde veya 'tan bir şey istediğinde dua ve hacetini üç defa tekrarlardı. Şöyle beddua etti: "'ım! Sen Kureyş'i cezalandır!" Bu sözü üç defa tekrarladı. Onlar Peygamberin sesini işitince gülmeleri kesildi ve kalplerine korku düştü. Sonra Peygamber (s.a.a) şöyle buyurdu: "'ım Hişam oğlu Ebu Cehil Rabia oğlu Utbe Rabia oğlu Şeybe ve Utbe oğlu Velid Halef oğlu Ümeyye ve Ebu Muit oğlu Ukbe'yi sen cezalandır!" Başka bir isim de söyledi ama ben unutmuşum."

    İbn-i Mes'ud diyor ki: "Andolsun Muhammed'i (s.a.a) hak peygamber olarak gönderene ki Bedir savaşında ismi söylenenlerin hepsinin öldürülerek cesetlerinin kuyuya atıldığına şahit oldum."
    Bu hadisi Buhârî de kendi Sahih'inde nakletmiştir. Yine bu hadisi Nesai ve Ahmed de kendi hadis kitaplarında nakletmişlerdir.
    2- Sahih-i Müslim'de Ebu Hâzım'ın şöyle dediği nakledilmiştir: "Sehl İbn-i Sa'd Resul-i Ekrem'in (s.a.a) Uhud savaşında aldığı yara hakkında sorulan bir soruya şöyle cevap verdi: "Resulullah'ın (s.a.a) yüzü yaralanmış azı dişi kırılmış ve başındaki miğferi ezilmişti. Resulullah'ın kızı Fatıma (salamullahi aleyha) Peygamberin yüzündeki kanı yıkıyor ve Ali İbn-i Ebu Talib de (a.s) kalkanıyla su döküyordu. Fatıma (s.a) suyun kanı daha da artırdığını görünce bir hasır parçasını yaktı ve külünü alıp yaranın üzerine sürdü böylece kan kesildi."
    Müslim bu hadisi başka bir senetle de Ebu Hâzım'dan naklediyor. Müslim'in bu nakline göre hadisin başı şöyledir:
    Sehl İbn-i Sa'd'den Resulullah'ın (s.a.a) yaralanması hakkında sorulunca onun şöyle cevap verdiğini duydum: “Andolsun 'a ki ben Resulullah'ın (s.a.a) yarasını yıkayanı ve ona su dökeni tanıyorum ve ne ile tedâvi edildiğini biliyorum…”
    Sonra da hadisi yukarıda zikrettiğimiz şekilde nakletmiştir. Buharî de bu hadisi Sahih'inde nakletmiştir.
    3- Ebu Nuaym Hilyet-ül Evliyâ'da Ebu Sa'leb el-Haşenî'den şöyle rivayet etmiştir: "Resulullah (s.a.a) her yolculuktan döndüğünde mescitte iki rekât namaz kılmayı severdi. Mescitten çıktıktan sonra hanımlarının yanına gitmeden önce mutlaka Hz. Fatıma'yı (s.a) görmeye giderdi. Resulullah (s.a.a) yine savaşlardan birinden dönmüştü mescide gidip iki rekât namaz kıldı sonra da Hz. Fatıma'yı görmeye gitti. Fatıma (s.a) Resulullah'ı (s.a.a) karşılayarak Peygamberin yüzünü ve gözlerini öpmeye ve ağlamaya başladı. Resulullah (s.a.a) "Seni ağlatan nedir?" diye sordu. Fatıma (a.s): "Senin renginin sarardığını görüyorum (bu yüzden ağlıyorum)." dedi.
    Peygamber (s.a.a) şöyle buyurdu: "Ey Fatıma (azze ve celle) babanı öyle (önemli) bir iş için meb'us etmiştir ki o iş sebebiyle yeryüzündeki her bir çadır ve kulübeye izzet veya zillet sokar. Bu işin kapsayışı gecenin her tarafı kapsaması gibidir."
    Kenz-ül Ummâl'da bu hadisin naklinden sonra şu sözler kaydedilmiştir: "Bu hadisi Taberanî el-Kebir'de nakletmiştir. Keza; bu hadisi Heysemî Mecma-üz Zevâid'de nakletmiştir."
    Heysemî'nin nakline göre hadisin orta kısmı şöyledir: "…Resulullah (s.a.a): "Neden böyle ağlıyorsun?" buyurdu. Fatıma: "Senin bitkin ve yorgun olarak eski bir elbise içinde olduğunu gördüğüm için ağlıyorum." dedi. Bunun üzerine Resulullah (s.a.a) şöyle buyurdu: "Ağlama! Gerçekten (azze ve celle)…”
    4- Muhibbuddin Taberî Zehâir-ül Ukbâ kitabında Hz. Ali'nin (a.s) şöyle buyurduğunu naklediyor: "Biz Resulullah (s.a.a) ile Hendek çukurlarındaydık ki Fatıma (s.a) Resulullah'a bir parça ekmek getirdi ve ekmeği ona uzattı. Resulullah (s.a.a) "Nedir bu?" diye sorduğunda Fatıma: "Çocuklarım için pişirdiğim ekmeğin bir parçasını sana getirdim." dedi. Resulullah (s.a.a) (onu yiyerek) şöyle buyurdu: "Kızım bu ekmek üç günden sonra babanın yediği ilk yiyecektir."

    Mecnun Misali Leylâ’nın Zülfüne Hemen Gönül Bağlama.
    Çünkü seni AŞK Çöllerinde Gezdirip Duran Leylâ Değil Mevlâ’dır Hep…

  6. #6
    ***
    DIŞARDA
    Points: 42.870, Level: 100
    Points: 42.870, Level: 100
    Level completed: 0%,
    Points required for next Level: 0
    Level completed: 0%, Points required for next Level: 0
    Overall activity: 4,9%
    Overall activity: 4,9%
    Achievements
    Zümrüt - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Vip Özel Üye
    Üyelik tarihi
    Jan 2009
    Yer
    ıstanbul rize
    Mesajlar
    7.510
    Points
    42.870
    Post Thanks / Like
    Tecrübe Puanı
    23

    Standart Cevap: Hazret-i Fatima'nin Faziletleri

    6. Bölüm


    Resul-i Ekrem’in (s.a.a) Yolculuğa Çıktığında En Son Vedalaştığı Ve Yolculuktan Döndüğünde İlk Görüştüğü Kimsenin Hz. Fatıma Olduğuna Dair

    1-Ebu Davud kendi Sahih'inde Resulullah'ın (s.a.a) hizmetkârı Sevban'dan şöyle naklediyor: "Resulullah (s.a.a) yolculuğa çıktığında ailesinden en son görüştüğü kimse Fatıma (s.a) olurdu; yolculuktan döndüğünde de ilk uğradığı kimse yine Fatıma (s.a) olurdu…"
    Bu hadisi Ahmed İbn-i Hanbel de kendi Müsned'inde keza Beyhakî de kendi Sünen'inde nakletmiştir.
    2- Zehebî Müstedrek-üs Sahihayn'in hamişinde basılan "Telhis" adlı kitabında şöyle naklediyor: "Resulullah (s.a.a) savaşçılarla birlikte Medine'den çıkmak istediğinde en son vedalaştığı şahıs Fatıma (s.a) olurdu; döndüğünde de görüştüğü ilk şahıs yine o olurdu…"
    3- Yine Hakim adı geçen kitapta İbn-i Ömer'den şöyle naklediyor: "Peygamber (s.a.a) yolculuğa çıktığı zaman en son görüştüğü şahıs Fatıma (s.a) olurdu; yolculuktan döndüğünde de ilk görüştüğü şahıs yine o olurdu."
    Hakim bu hadisi başka bir senetle de nakletmiştir ve bu ikinci nakilde şunları da eklemiştir: "Resulullah (s.a.a) ona: "Babam ve annem sana feda olsun!" derdi."
    4- Yine Hakim mezkur kitabında Ebu Sa'lebe'den neklediyor ki: "Resulullah (s.a.a) savaş veya yolculuktan döndüğünde mescide gider ve orada iki rekât namaz kılardı; sonra Fatıma'yı görmeye giderdi ve daha sonra hanımlarının yanına gelirdi."
    Hakim bu hadisin senedinin sahih olduğunu söylemiştir.
    Önceki bölümde Ebu Sa'lebe'nin hadisi genişçe geçti.
    5- İbn-i Hacer es-Savaik-ul Muhrika'da Ahmed (İbn-i Hanbel) ve diğerlerinin şu hadisi zikrettiklerini kaydetmiştir (İbn-i Hacer hadisi özetleyerek nakletmiştir): Resulullah (s.a.a) yolculuktan döndüğünde Hz. Fatıma'yı (s.a) görmeye gider ve uzun süre onun yanında kalırdı. Bir defasında Hz. Fatıma (s.a) iki gümüş bilezik bir kolye bir küpe takmış ve kapısına da perde asmıştı. Resulullah (s.a.a) her zamanki gibi onu görmeye geldi; ama yanından ayrıldığında rahatsız olduğu yüzünden belli oluyordu. Gelip minberinin üzerinde oturdu.
    Fatıma (s.a) süslendiği ve zinet eşyaları taktığından dolayı Resulullah'ın (s.a.a) rahatsız olduğunu anladı. Bu yüzden onları çıkarıp yolunda harcaması için Resulullah'a gönderdi. Resulullah (s.a.a) buyurdu ki: "Babası feda olsun ona; (yapması gerekeni) yaptı." Bu sözü üç defa tekrarladı ve buyurdu ki: "Dünya Muhammed ve Âl-i Muhammed'e yakışmaz. Eğer dünyanın yanında bir sivrisineğin kanadı kadar değeri olsaydı hiçbir kafire ondan bir yudum su bile içirmezdi." Sonra kalkıp Fatıma'nın (s.a) yanına gitti.
    İbn-i Hacer demiştir ki: Ahmed İbn-i Hanbel kitabında şunu da eklemiştir: Peygamber (s.a.a) Sevban'a o zinet eşyalarını ashabından birilerine vermesini ve Fatıma'ya Yemen kumaşından bir gerdanlık ve fil dişinden yapılmış iki bilezik almasını emretti ve buyurdu ki: "Bunlar benim Ehl-i Beyt'imdir ve ben bunların kendi zevklerini dünya hayatında yaşayıp bitirmelerini istemiyorum."

    7. Bölüm


    Hz. Fatıma'nın (s.a) Ev İşlerini Görmesi Ve Resulullah'ın (s.a.a) Ona Tesbihi Öğretmesine Dair

    1- Buhârî Hz. Ali'den (a.s) naklediyor ki: Fatıma (s.a) el değirmenini çevirmekten dolayı rahatsız olmuştu. (O sıralarda) Resulullah'ın (s.a.a) yanına bir cariye getirmişlerdi. Hz. Fatıma Resulullah'ı görmek için evinden çıktı ama onu bulamadı. Aişe'yi görünce durumu ona anlattı. Resulullah (s.a.a) geldiğinde Aişe Fatıma'nın geldiğini ona haber verdi. Bunun üzerine Peygamber (s.a.a) bizim yanımıza geldi. Biz bu sırada yatakta idik; kalkmak istedim ama o "Yerinizde durun!" buyurdu. Sonra gelip ikimizin arasında oturdu. Öyle ki ayaklarının soğukluğunu göğsümün üzerinde hissediyordum. Ve buyurdu ki: "İstediğinizden daha hayırlı olan bir şeyi size öğretmemi istemez misiniz? Yatarken 34 defa tekbir getirin (-u Ekber deyin) 33 defa Sübhanellah ve 33 defa da Elhamdulillah söyleyin! Bu sizler için cariyeden daha iyidir."
    Buhârî bu hadisi Sahih'inin diğer bir babında da nakletmiştir. Yine bu hadisi Müslim ve Ebu Davud da kendi Sahih'lerinde nakletmişlerdir.
    2- Ebu Davud Ebu-l Verd İbn-i Semame'den nakletmiştir ki Hz. Ali (a.s) İbn-i A’bed'e şöyle buyurdu: “Acaba kendim ve Resulullah'ın kızı Fatıma ile ilgili sana bir şey anlatayım mı?” Sonra şöyle buyurdu: “Resulullah'ın (s.a.a) en çok sevdiği şahıs Fatıma idi. O benim evimde bulunduğu sırada el değirmenini çevirmekten elleri nasır bağlamıştı. Tulum ile su taşımaktan boynunda iz kalmıştı. Evi sürekli süpürdüğünden elbiseleri tozlanıyor ve ocağın ateşini yakmaktan elbisesi siyahlaşıyordu. O bu işler neticesinde rahatsız olmuştu. (Bu sıralarda) Resulullah'ın (s.a.a) yanına bir köle getirdiklerini duyduk. Fatıma'ya: “Babanın yanına gidip sana bir hizmetçi vermesini istemez misin?” (Fatıma bu iş için Peygamberin bulunduğu yere) gitti ama Resulullah konuşuyordu; utanıp (sözünü söylemeden) geri döndü.
    Ertesi gün biz yatakta bulunduğumuz halde Resulullah (s.a.a) yanımıza geldi ve Fatıma'nın başı ucunda oturdu. Fatıma babasından utanarak başını yorganın altına soktu. Sonra Peygamber (s.a.a) buyurdu ki: “Âl-i Muhammed'in dünkü isteği ne idi?” Fatıma susup bir şey söylemedi.
    Ben dedim ki: "And olsun 'a ben sana söyleyeceğim ey 'ın Resulü! Bu (kızınız) benim evimde el değirmeni çevirmesi yüzünden eli nasır bağlamıştır; tulum ile su taşıması neticesinde boynunda iz kalmıştır; evi süpürmesi elbiselerini tozlandırmıştır; ocak yakması yüzünden elbiseleri siyah olmuştur; biz senin yanına bir köle veya hizmetçi getirdiklerini öğrendik (bu yüzden) ben ona: "babandan sana bir hizmetçi vermesini iste" dedim.
    Sonra Ebu Davud Resulullah'ın (s.a.a) Hakem'in hadisinde yer aldığı bir şekilde ona cevap verdiğini söylemiştir.
    Ebu Davud'un Hakem'in hadisindeki mazmundan maksadı bizim bu hadisden önce Buhârî ve Müslim'den naklen zikrettiğimiz hadiste geçen cevaptır. Yani Resulullah (s.a.a) cevapta buyurdu ki: "İstediğinizden daha hayırlı olan bir şeyi size öğretmemi istemez misiniz…?"
    Bu hadisi Ebu Nuaym da "Hilyet-ül Evliyâ" adlı eserinde özetle nakletmiştir.
    3- Ebu Nuaym Hilyet-ül Evliyâ kitabında Züheri'den nakletmiştir ki: Resulullah'ın (s.a.a) kızı Fatıma o kadar el değirmeni ile buğday öğüttü ki elleri kabararak nasır bağladı ve el değirmeninin izi onun elinde kaldı.
    4- Ahmed İbn-i Hanbel Enes İbn-i Malik'den şöyle rivayet etmiştir: Bilal bir gün sabah namazına geç geldi. Resulullah (s.a.a) ona: "Neden geç kaldın?" diye sordu. O şöyle dedi: Fatıma'nın yanından geçiyordum onun (el değirmeni ile) buğday öğütmekle meşgul olduğunu ve çocuğunun ağladığını gördüm; ona dedim ki: "Eğer istersen ben el değirmenini çevireyim sen çocuğu susturmaya bak; veya istersen ben çocuğu susturayım sen değirmeni çevir."
    Hz. Fatıma: "Ben çocuğuma senden daha şefkatliyim…" dedi. Bu yüzden geç kaldım." Resulullah (s.a.a) şöyle buyurdu: "Sen ona merhamet etmişsin da sana merhamet etsin"
    5- Kenz-ül Ummâl'da Cabir'den şöyle rivayet edilmiştir: Resulullah (s.a.a) Fatıma'nın deve tüyünden bir abâya bürünüp buğday öğüttüğünü gördü. Resulullah (s.a.a) bu durumu görünce ağlamaya başladı ve şöyle buyurdu: "Ey Fatıma dünyanın acılarına sabret ki yarın ahiretin bol nimetlerine kavuşasın." (Bunun üzerine) şu ayet nazil oldu : "Ve elbette yakında Rabbin öyle şeyler verecek ki sana sonunda râzı olacaksın."
    Kenz-ül Ummâl'ın sahibi şöyle yazmıştır: "İbn-i La'l İbn-i Murdeveyh İbn-ün Neccar ve Deylemî de bu hadisi zikretmişlerdir."
    Keza Suyutî "ed-Dürr-ül Mensur" adlı eserinin Duha suresinin tefsiri bölümünde bu hadisi nakletmiş ve bu hadisi Asakirî'ninde "Mevâiz" adlı eserinde kaydettiğini bildirmiştir.


    (1) - Bihar-ül Envar c.28 s.37
    (2) - İsra/1
    (3) - ed-Dürr-ül Mensur İsrâ suresinin tefsiri âyet 1.
    (4) - Müstedrek-üs Sahihayn c.3 s.156.
    (5) - Zehâir-ül Ukbâ s.36.
    (6) - Zehâir-ül Ukbâ s.44.
    (7) - Tarih-i Bağdâd c.5 s.87. Zehâir-ül Ukbâ s.36.
    (8) - Tarih-i Bağdâd c.12 s.331. es-Savâik-ul Muhrika s.96.
    (9) - Zehâir-ül Ukbâ s.44.
    (10) - Zehâir-ül Ukbâ s.44
    (11) - Zehâir-ül Ukbâ s.26
    (12) - Kenz-ül Ummâl c.6 s.219.
    (13) - en-Nihâye "Betele" maddesi
    (14) - Üsd-ül Gâbe c.5s.520.
    (15) - el-İstiâb c.2 s.752.
    (16) - Sahih-i Tirmizî c.2 s.319 hadis no: 3807 Sahih-i Ebi Dâvud s.223 hadis no: 4540 Müstedrek-üs Sahihayn c.4 s.172 Edeb-ül Müfred s.136. Feth-ül Bâri c.9 s.200.
    (17) - Müstedrek-üs Sahihayn c.3 s.154 ve 159. Edeb-ül Müfred s.141. el-İstiâb c.2 s.51. Sünen-i Beyhâki c.7 s.101.
    (18)- Müsned-i Ahmed c.3 s.146 hadis no: 12213.
    (19)- Sahih-i Buhari hadis no: 3353 Sahih-i Müslim hadis no: 4486 4487 4488 Sahih-i Tirmizi hadis no: 3807 Fezâil-üs Sahabe kitabında Fezail-i Fatıma (a.s) bölümü. Müsned-i Ahmed c.6 s.282 hadis no: 22343 24839 25209. Sahih-i İbn-i Mâce hadis no: 1610 Hz. Peygamberin hastalığıyla ilgili hadisler bölümü.
    (20) - Kenz-ül Ummâl c.7 s.111. Feyz-ül Kadir c.5 s.176.
    (21) - Üsd-ül Gâbe c.5 s.512. Mecma-üz Zevâid c.8 s.42. Zehâir-ül Ukbâ s.36.
    (22) - Zehâir-ül Ukbâ s.36.
    (23) - Sahih-i Müslim Cihâd kitabı hadis no: 3349 3350 3351. Sahih-i Buhârî Bab-ül Vudu hadis no: 233 490 2717 2948 3565 Sünen-i Nesai hadis no: 305 Müsned-i Ahmed hadis no: 3537 3766.

    (24) - Sahih-i Müslim Cihâd kitabı hadis no: 3345. Sahih-i Buhâri hadis no: 236 2688 2695 2610 3767 4847 5281 Sünen-i Tirmizi hadis no: 2011 Sünen-i ibn-i Mace hadis no: 3455 3456 Müsned-i Ahmet hadis no: 21734 21763.
    (25) - Hilyet-ül Evliyâ c.2 s.3. Kenz-ül Ummâl c.1 s.77. Mecma-üz Zevâid c.8 s.262.
    (26) - Zehâir-ül Ukbâ s.47.
    (27) - Sahih-i Ebu Dâvud hadis no: 3680. el-İntifa-u bi'l-Ac bölümü Müsned-i Ahmed c.5 s.275 hadis no: 21329. Sünen-i Beyhaki c.1 s.26.

    (28) - Müstedrek-üs Sahihayn c.1 s.489.
    (29) - Müstedrek-üs Sahihayn c.3 s.159.
    (30) - Müstedrek-üs Sahihayn c.3 s.155.
    (31) - es-Savaik-ul Muhrika s.109.
    (32) - Sahih-i Buhârî Bid-ul halk Ve Humus bölümü hadis no: 2881 34294942 4943 5843 Sahih-i Tirmizi hadis no: 3330 3331. Sahih-i Müslim Zikir ve Duâ bölümü hadis no: 4906. Sahih-i Ebi Dâvud c.3 hadis no: 2595 4403 Müsned-i Ahmed hadis no: 702 797 949 1085 1166 1185 1244 Sünen-i Daremi et-Tesbih-u İnde-n Nevm bölümü hadis no: 2569.
    (33) - Sahih-i Ebi Davud c.3 et-Tesbih-u İnde-n Nevm bölümü hadis no: 2595 4403. Hilyet-ul Evliyâ c.2 s.41.
    (34) - Hilyet-ül Evliyâ c.2 s.41.
    (35) - Müsned-i Ahmed c.3 s.150 hadis no: 12066.
    (36) - Kenz-ül Ummâl c.6 s296. ed-Dürr-ül Mensur Duhâ suresinin tefsiri.


    Mecnun Misali Leylâ’nın Zülfüne Hemen Gönül Bağlama.
    Çünkü seni AŞK Çöllerinde Gezdirip Duran Leylâ Değil Mevlâ’dır Hep…

  7. #7
    ***
    DIŞARDA
    Points: 47.246, Level: 100
    Points: 47.246, Level: 100
    Level completed: 0%,
    Points required for next Level: 0
    Level completed: 0%, Points required for next Level: 0
    Overall activity: 75,0%
    Overall activity: 75,0%
    Achievements
    MaHiR 01 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Co Admin
    Üyelik tarihi
    Nov 2009
    Yer
    Bir Boğaz yedi tepe
    Mesajlar
    8.028
    Points
    47.246
    Post Thanks / Like
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart Cevap: Hazret-i Fatima'nin Faziletleri

    Okudum ALLAH razı olsun...
    Ben cemiyetin îman selâmeti yolunda dünyamı da âhiretimi de feda ettim. Gözümde ne Cennet sevdası var, ne Cehennem korkusu. Cemiyetin, yirmibeş milyon Türk cemiyetinin imanı namına bir Said değil, bin Said feda olsun. Kur'ânımız yeryüzünde cemaatsiz kalırsa Cenneti de istemem; orası da bana zindan olur. Milletimizin îmanını selâmette görürsem, Cehennemin alevleri içinde yanmağa razıyım: Çünki; vücudum yanarken, gönlüm gül-gülistan olur.
    13.Asrın Müceddidi
    BEDİÜZZAMAN SAİD-İ NURSİ

Benzer Konular

  1. Hazret-i Hasan ve Hazret-i Hüseyin
    By SiLa in forum Resulullahın akrabaları
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 14.08.09, 14:31
  2. Hazret-i Hasan ve Hazret-i Hüseyin
    By Günışıgı in forum Peygamberlerimiz
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 22.06.09, 19:07
  3. Hazret-i insan için hazret-i aile
    By Reyhani in forum İslam'da Aile hayatı,
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 19.09.08, 13:25
  4. Ramazan Ayı Faziletleri
    By ArzuNur in forum Mübarek Gün Ve Geceler
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 25.08.08, 22:30
  5. Hazret-i Ebu Süfyan ve Hazret-i Hind
    By SiLa in forum Resulullahın akrabaları
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 09.07.08, 19:27

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •