Cevap: Kainatta Şirke Geçit Yoktur!
RİSALE-İ NURCA VERİLEN KARAR ŞİRK; İNFAZ EDİLMİŞTİR
İ'lem eyyühe'l-aziz! Senin yüzün, veçhin o kadar küçüklüğüyle beraber, geçmiş ve gelecek bütün insanların adedince kendisini onlardan ayıran ve tarif eden nişan ve alametleri havi olduğu gibi, yüzünü teşkil eden esas ve erkanında da bütün insanlar ittifaktadır. Bütün insanlarda, biri tevafuk, diğeri tehalüf olmak üzere iki cihet vardır. Tehalüf ciheti Saniin muhtar olduğuna, tevafuk ciheti ise Saniin Vahid-i Ehad olduğuna delalet ederler. Bu iki cihetin bir Kasıdın kasdıyla, bir Muhtarın ihtiyarıyla, bir Müridin iradesiyle, bir Alimin ilmiyle olmadığını tevehhüm etmek, muhalatın en acibidir. Fesübhanallah! Yüzün o küçük sayfasında nasıl gayr-ı mütenahi nişanlar derc edilmiştir ki, gözle okunur da nazarla, yani akılla görünmez.
İnsan nevinde şu tehalüfle beraber buğday, üzüm, arı, karınca nevilerindeki tevafuk, kör tesadüfün işi olmadığı güneş gibi aşikardır. Madem ki kesretin böyle uzak, ince, geniş ahval ve etvarında da tesadüfün müdahalesine imkan yoktur. Ve tesadüfün elinden mahfuzdur. Ve ancak bir Hakimin kasdı ve bir Muhtarın ihtiyarı ve Semi, Basir bir Müridin iradesinin daire-i tasarrufundadır.
Tesadüf, şirk ve tabiattan teşekkül eden fesat şebekesinin alem-i İslamdan nefiy ve ihracına Risale-i Nurca verilen karar infaz edilmiştir.
Cevap: Kainatta Şirke Geçit Yoktur!
Cevap: Kainatta Şirke Geçit Yoktur!
İ'lem eyyühe'l-aziz! Enaniyetten neş'et eden şirk-i hafi katılaştığı zaman esbab şirkine inkılap eder. Bu da devam ederse küfre tahavvül eder. Bu dahi devam ederse, ta'tile, yani halıksızlığa incirar eder. El-iyazü billah!
Cevap: Kainatta Şirke Geçit Yoktur!
Cevap: Kainatta Şirke Geçit Yoktur!
İ'lem eyyühe'l-aziz! Bir tarlaya zer edilen bir tohum, manevi bir sur ve bir duvardır; o tarlayı tohum sahibine mal eder, başkasının tasarrufuna mani olur. Kezalik, küre-i arz tarlasına zer edilen nebatat, hayvanat tohumları, manevi bir sur ve bir seddir ki, şirketi men ediyor; gayrı, müdahaleden tard eder.
Cevap: Kainatta Şirke Geçit Yoktur!
Kur'an-ı Kerim, takvayı üç mertebesiyle zikretmiştir: Birincisi, şirki terk, ikincisi, maasiyi terk, üçüncüsü, masivaullahı terk etmektir.
Cevap: Kainatta Şirke Geçit Yoktur!
Cevap: Kainatta Şirke Geçit Yoktur!
in siga-i cem ile zikri, müşriklerin cehaletine işarettir. Yani: "Hiçbir cihetten bir benzeri olmayan Cenab-ı Hakka nasıl bir sürü misil ve zıt yapıyorsunuz?" Ve keza, bütün enva-ı şirkin reddine işarettir. Yani, "Ne zatında ve ne sıfatında ve ne ef'alinde şeriki, şebihi yoktur." Ve keza, veseni, sabii, ehl-i teslis, ehl-i tabiat gibi firak-ı dallenin tevehhüm ettikleri şeriklerin tabakalarına işarettir.
Cevap: Kainatta Şirke Geçit Yoktur!
İşte, "inneş şirke le zulmün azıymun" âyeti, şirkte hadsiz ve çok büyük bir zulüm bulunduğunu ifade ile bildirir. Şirk öyle bir cürümdür ki, herbir mahlûkun hakkına ve şerefine ve haysiyetine bir tecavüzdür; ancak onu Cehennem temizler.
Cevap: Kainatta Şirke Geçit Yoktur!
İşte şirk ve küfür cinayeti, kâinatın bütün kemâlâtına ve ulvî hukuklarına ve kudsî hakikatlerine bir tecavüz olduğu cihetledir ki, ehl-i şirk ve küfre karşı kâinat kızıyor ve semavat ve arz hiddet ediyor ve onların mahvına anâsır ittifak edip, kavm-i Nuh (aleyhisselâm) ve Ad ve Semud ve Firavun gibi ehl-i şirki boğuyor, gark ediyor. "Tekadu temeyyezu minelğayzı" -1- Neredeyse öfkeden parçalanacak! (Mülk Sûresi: 67:8.) - âyetinin sırrıyla, Cehennem dahi ehl-i şirk ve küfre öyle kızıyor ve kızışıyor ki, parçalanmak derecesine geliyor. Evet, şirk kâinata karşı büyük bir tahkir ve azîm bir tecavüzdür. Ve kâinatın kudsî vazifelerini ve hilkatin hikmetlerini inkâr etmekle şerefini kırıyor. Numune için binler misallerden bir tek misale işaret edeceğiz.