Paris Güzel Sanatlar Akademisi’ni süsleyen harika bir heykel vardır. Onu yapan sanatkarın atölyesi eski bir pansiyonun tavan arsı imiş. Paris’te, şiddetli bir kış gününde, buz gibi soğuk odasında sabahtan akşama kadar çalışarak eserini bitirmiş. Tam yatmış uyumak üzereyken, gecenin ayazında kilin içinde kalan hava kabarcıkları buz haline gelirde heykeli bozar diye yatağından fırlamış, sırtına büründüğü biricik yorganı heykele sarmış, böylece kıymetli eseri kurtarmıştı. Fakat sabahleyin odasına gelenler kendisini eserinin yanında donmuş bulmuşlardı.
Bir heykeltıraş eserini böylesine severse; Allah yarattığı insanı söyleyin nasıl sever!..
